Sol Bar 🎉 Online Test Çözme Sitemiz Yayında! Yakında tüm sınıflar için testler eklenecektir. Sağ Bar

Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri - Test 5

KPSS Hazırlık sürecinde Türkçe dersinin en temel konularından olan Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri - Test 5 ile kelime dağarcığınızı ve anlam bilgisi becerilerinizi test edin. Bu test; gerçek, mecaz, terim anlam, eş ve zıt anlamlı sözcükler ile deyimler ve ikilemeler gibi söz öbeklerini kapsamaktadır.

Tamamen güncel MEB Kazanım / Okul Sınavı müfredatına ve sınav formatına uyumlu olarak hazırlanan bu test, okuma-anlama, yorumlama ve analiz etme becerilerinizi ölçer. Sınavlarda yüksek başarı hedefleyen adaylar için hazırlanan bu özel KPSS Türkçe testleri sayesinde eksiklerinizi hızla belirleyebilirsiniz. Kendinizi test etmek ve rakiplerinizin önüne geçmek için online test çöz seçeneğiyle hemen çözmeye başlayın!

Soru
20
Süre
25 dk
Sınıf
KPSS Hazırlık
Soru 1
Deyimler, kalıplaşmış söz öbekleri olup cümledeki anlam akışına uygun olarak kullanılmalıdır. Aksi takdirde anlatım bozukluğuna yol açarlar.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, cümlenin anlamına uygun kullanılmamıştır?
A
O kadar yardımsever bir insandı ki herkes için saçını süpürge ederdi.
B
Söylenen her söze hemen inanıyor, adeta ağzının içine bakıyordu.
C
Yaptığı hatalardan dolayı çok pişman olmuş, burnu sürtülmüştü.
D
İşlerin yolunda gitmesiyle keyfi yerine gelmiş, etekleri tutuşmuştu.
E
Sınav sonuçlarını öğrenince sevinçten etekleri zil çalıyordu.
Soru 2
Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere "yansıma sözcük" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcük kullanılmamıştır?
A
Kazandaki çorba kaynadıkça fokurtular çıkarmaya başladı.
B
Gece boyunca kapının gıcırtısı yüzünden bir türlü uyuyamadım.
C
Rüzgârda fısıldayan yapraklar insana huzur veriyor.
D
Derenin şırıltısı eşliğinde güzel bir yürüyüş yaptık.
E
Güneşin pırıltısı deniz yüzeyinde harika bir görüntü oluşturuyordu.
Soru 3
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılan ikileme, oluşumu yönüyle diğerlerinden farklıdır?
A
Yarım yamalak bilgisiyle herkesi yönlendirmeye çalışıyordu.
B
Eski püskü kıyafetlerini dolabın en alt rafına kaldırdı.
C
Gece gündüz demeden projenin yetişmesi için çalışıyordu.
D
Eğri büğrü yollardan geçerek nihayet köye ulaştık.
E
Sokakta tek tük insan göze çarpıyordu.
Soru 4
"Ağır" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "değeri çok olan, gösterişli" anlamında kullanılmıştır?
A
Söylediği ağır sözler salondaki herkesi derinden yaraladı.
B
Fabrikadaki ağır işlerde çalışan işçilerin hakları korunmalıdır.
C
Davete katılan konuklar için oldukça ağır hediyeler hazırlanmıştı.
D
Bu ağır çantayı tek başına taşımaya çalışmamalısın.
E
Şehirdeki ağır hava, astım hastalarının nefes almasını zorlaştırıyordu.
Soru 5
"Göz" sözcüğüyle kurulan aşağıdaki deyimlerden hangisi "birinin sevgisini, güvenini kazanmak" anlamında kullanılır?
A
Göz gezdirmek
B
Gözü kalmak
C
Göz yummak
D
Gözden düşmek
E
Göze girmek
Soru 6
Yazılışları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan sözcüklere "eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün eş anlamlısı yay ayraç içinde yanlış verilmiştir?
A
Toplumun her kesiminden insanın bu vazifeyi (görev) üstlenmesi gerekir.
B
Hayatındaki tüm zorluklara rağmen mücadele (savaşım) etmekten asla vazgeçmedi.
C
Kurumun aldığı yeni kararlar tüm üyelere (aza) yazılı olarak bildirildi.
D
Yazarın son romanındaki özgün (sıradan) üslup okuyucuyu hemen sarıyor.
E
Bilim insanları bu konuda yeni bir varsayım (hipotez) ortaya koydular.
Soru 7
"Yalnız taş duvar olmaz." atasözüyle anlamca en yakın olan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sakla samanı, gelir zamanı.
B
Ağaç yaşken eğilir.
C
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
D
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
E
Damlaya damlaya göl olur.
Soru 8
"Yalın" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "süssüz, sade" anlamında kullanılmıştır?
A
Yalın bir evet cevabı, arkasındaki fırtınayı gizlemeye yetmişti.
B
Yalın ayak toprağa basmak insanın bütün stresini alıyor.
C
Yazarın yalın bir dille kaleme aldığı bu roman, geniş kitlelere ulaştı.
D
Bu yalın düşünceyle karmaşık sorunları çözmemiz mümkün görünmüyor.
E
Olayı sadece yalın bir gerçeklikle ele almak bazen eksik kalabilir.
Soru 9
Bilim, sanat, meslek dalı veya bir konuyla ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklere "terim anlamlı sözcükler" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmamıştır?
A
Oyunun ikinci perdesinde oyuncuların performansı oldukça yüksekti.
B
Son günlerde yaşanan olaylar onun hayata bakış açısını tamamen değiştirdi.
C
Öğretmenimiz bugün derste üçgenin iç açılarının toplamını anlattı.
D
Şiirdeki kafiye ve redifler esere ayrı bir ahenk katmıştı.
E
Hakem, oyuncunun ceza sahası içindeki hareketine penaltı kararı verdi.
Soru 10
Tek bir sözcükle anlatılabilecek bir kavramı, birden fazla sözcükle ifade etmeye "dolaylama" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama örneği yoktur?
A
Karadeniz'in hırçın dalgaları kıyıdaki kayaları aşındırıyordu.
B
Yavru vatanın turizm potansiyeli her geçen yıl daha da artıyor.
C
Ormanların kralı, belgeselde avını yakalamak için sinsice ilerliyordu.
D
Beyaz altın üreticileri bu yılki rekolteden oldukça memnun kaldı.
E
File bekçisinin yaptığı kritik kurtarışlar takımını galibiyete taşıdı.
Soru 11
Sanatçı, son eserinde geleneksel kalıpların dışına çıkarak adeta kabuğunu kırmış ve evrensel bir dil yakalamayı başarmıştır.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
A
Kendi içine kapanarak dış dünyayla bağını tamamen koparmak
B
Geçmişte yaptığı hatalardan ders çıkarıp olgunlaşmak
C
Çevresindeki insanlarla olan ilişkilerini yeniden düzenlemek
D
Zorluklar karşısında pes etmeyip mücadeleye devam etmek
E
Kendini sınırlayan engelleri aşarak gelişim ve değişim göstermek
Soru 12
Sözcükler anlam kapsamlarına göre genel veya özel anlamlı olabilirler. Bir kavramın genelden özele doğru sıralanması, kapsamı en geniş olandan en dar olana doğru gitmektir.

Buna göre aşağıdaki sıralamaların hangisinde "genelden özele" bir ilişki vardır?
A
Varlık - Canlı - Bitki - Çiçek - Gül
B
Bitki - Çiçek - Gül - Varlık - Canlı
C
Gül - Çiçek - Bitki - Canlı - Varlık
D
Canlı - Varlık - Bitki - Gül - Çiçek
E
Çiçek - Gül - Varlık - Canlı - Bitki
Soru 13
Söylenmesi zihinde olumsuz, ürkütücü çağrışımlar uyandıran bazı kavramların, daha güzel ve olumlu sözcüklerle ifade edilmesine "güzel adlandırma" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde güzel adlandırmaya örnek gösterilebilecek bir kullanım vardır?
A
Sonbaharda dökülen yapraklar yolları adeta sarı bir halı gibi kaplamıştı.
B
Genç yazar, ilk kitabıyla edebiyat dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.
C
Amansız hastalığa yakalanan yakınını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyordu.
D
Gökyüzünü kaplayan kara bulutlar, yaklaşan fırtınanın habercisi gibiydi.
E
Şehrin gürültüsünden kaçıp sakin bir sahil kasabasına yerleşmeye karar verdi.
Soru 14
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük sesteş (eş sesli) bir özelliğe sahip değildir?
A
Bu sıcak yaz günlerinde yaylaya çıkmak en doğrusudur.
B
Kitabın son sayfasını okurken gözyaşlarını tutamadı.
C
Çayın kenarındaki yeşil sazlıklar kuşlara yuva olmuştu.
D
Çiftlikteki atların bakımı için yeni bir yol izlenecek.
E
Bahçedeki kırmızı gül kokusuyla herkesi büyülüyordu.
Soru 15
"Yetersiz araçlarla, çok büyük ve güç bir işi başarmaya çalışmak" anlamına gelen deyim aşağıdakilerden hangisidir?
A
İğne atsan yere düşmemek
B
İğneyle kuyu kazmak
C
İğne üstünde oturmak
D
İğne ipliğe dönmek
E
İğneli konuşmak
Soru 16
Bir sözcüğün olumsuzu, o sözcüğün karşıt (zıt) anlamlısı değildir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükler birbirinin karşıtı (zıttı) olarak kullanılmıştır?
A
Soruları bilen kişilere ödül verilirken bilmeyen kişilere teselli ödülü verildi.
B
Hayatın içindeki acı günleri de tatlı anıları da birlikte paylaştık.
C
Sınava giren öğrenciler ile sınava girmeyen öğrenciler ayrı sınıflara alındı.
D
Söylediği sözlerin doğru mu yoksa doğru olmayan bir tarafı mı olduğunu çözemedik.
E
Bu işi yapmak ile yapmamak arasında kararsız kalmıştı.
Soru 17
Soyut bir kavramın, somut anlamlı bir sözcükle ifade edilmesine "somutlama" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım vardır?
A
Masanın üzerindeki kırık bardağı çöpe attı.
B
Rüzgârın uğultusu sabaha kadar hiç kesilmedi.
C
Soğuk havalarda dışarı çıkarken kalın giyinmelisin.
D
Bu sinsi yalnızlık, her gece yüreğime bir pençe atıyor.
E
Çocukların neşeli sesleri sokağı şenlendirmişti.
Soru 18
Bir sözcüğün, benzetme amacı güdülmeden, başka bir sözcük yerine kullanılmasına "ad aktarması" (mecazımürsel) denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması vardır?
A
Tatlı diliyle kısa sürede herkesin sevgisini kazanmayı başardı.
B
Sonbaharın gelişiyle ağaçların yaprakları sararmaya başladı.
C
Sınıfın sessizce öğretmeni beklemesi gerektiğini hatırlattı.
D
Keskin bir koku mutfaktan koridora kadar yayılmıştı.
E
Dalgalı deniz, kıyıdaki küçük tekneleri beşik gibi sallıyordu.
Soru 19
Bir duyuya ait bir kavramın, başka bir duyuyla ilgili olarak kullanılmasına "duyular arası aktarım" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde duyular arası aktarım yapılmıştır?
A
Soğuk rüzgârlar kışın habercisi gibi esmeye başlamıştı.
B
Bahçeden gelen taze çiçek kokuları odayı doldurmuştu.
C
Sanatçının kadife sesi salondaki herkesi büyülemeyi başardı.
D
Dalgaların kıyıya vuruşunu saatlerce sessizce izledi.
E
Gökyüzündeki parlak yıldızları izlemek ona huzur veriyordu.
Soru 20
Ölçülebilen, sayılabilen özellikleri gösteren sözcüklere "nicel anlamlı"; ölçülemeyen, nitelik bildiren sözcüklere ise "nitel anlamlı" sözcükler denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde nicel anlamlı bir sözcük, mecazlaşarak nitel anlam kazanmıştır?
A
Onun bu kadar dar bir düşünce yapısına sahip olduğunu bilmiyordum.
B
Kısa bir süre sonra toplantının ertelendiği haberi geldi.
C
Ağır çuvalları taşımaktan sırtı ağrımaya başlamıştı.
D
Yeni aldığımız evin salonu oldukça geniş bir alana sahipti.
E
Yüksek binaların gölgesinde kalan sokaklar hiç güneş almıyordu.
20
soru