Sol Bar 🎉 Online Test Çözme Sitemiz Yayında! Yakında tüm sınıflar için testler eklenecektir. Sağ Bar

İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya - Test 8

Soru
27
Süre
20 dk
Sınıf
12. Sınıf
Soru 1
Birinci Dünya Savaşı'nı resmen sonlandıran Versailles Barış Antlaşması (1919), galip devletlerin Almanya'ya dayattığı ağır koşullar nedeniyle İki Savaş Arası Dönem'de sürekli bir gerilim ve revizyonist politikalara zemin hazırlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi, Versailles Antlaşması'nın Almanya üzerindeki etkileri ve İkinci Dünya Savaşı'na giden süreçteki rolü açısından yapılan değerlendirmelerden biri olamaz?
A
Almanya'nın toprak kayıpları ve askeri kısıtlamaları, uluslararası toplumda sempati kazanmasına yol açmıştır.
B
Almanya'nın ekonomik olarak çöküşüne yol açarak hiperenflasyon ve sosyal huzursuzluklara zemin hazırlamıştır.
C
Almanya'da milliyetçi ve intikamcı duyguların körüklenmesine neden olarak Nazizm'in yükselişini hızlandırmıştır.
D
Antlaşmanın getirdiği "savaş suçu" maddesi, Alman halkında derin bir aşağılanma hissi yaratmıştır.
E
Almanya'nın revizyonist dış politika izlemesi için güçlü bir motivasyon kaynağı olmuştur.
Soru 2
İki Savaş Arası Dönem'de ortaya çıkan totaliter rejimlerin yükselişinde, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ve sonrasındaki ekonomik krizlerin toplumlar üzerindeki yıkıcı etkileri önemli bir rol oynamıştır. Bu bağlamda, ekonomik krizlerin totaliter rejimlerin iktidara gelmesindeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisi olarak nitelendirilebilir?
A
Toplumsal sınıf ayrılıklarını ortadan kaldırarak sınıfsız bir toplum yapısı oluşturmaları.
B
Uluslararası ticaretin serbestleşmesini teşvik ederek ekonomik bağımsızlığı pekiştirmeleri.
C
Hükümetlerin sosyal refah programlarını genişletme kapasitesini güçlendirmeleri.
D
Geleneksel siyasi kurumların güvenilirliğini artırarak istikrar vaat etmeleri.
E
Demokrasinin zayıflamasına zemin hazırlayarak radikal ideolojilere olan desteği artırmaları.
Soru 3
Türkiye Cumhuriyeti'nin İki Savaş Arası Dönem'deki dış politikasında "barışçıl ve dengeleyici" bir tutum sergilediği yaygın bir görüştür. Bu tutum, Türkiye'nin kendi güvenliğini sağlarken bölgesel ve uluslararası istikrara katkıda bulunma amacını taşımıştır. Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye'nin bu dengeleyici dış politika anlayışını en iyi yansıtan örneklerden biri değildir?
A
İngiltere ve Fransa ile Mihver Devletleri arasında taraf tutarak askeri üstünlük elde etmeye çalışması.
B
Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar üzerindeki egemenliğini geri kazanması.
C
Balkan Antantı'na katılarak komşu ülkelerle iyi ilişkiler geliştirmesi.
D
Sadabad Paktı ile doğu sınırlarında barışı ve güvenliği sağlaması.
E
Milletler Cemiyeti'ne üye olarak uluslararası hukuka ve kolektif güvenliğe destek vermesi.
Soru 4
Türkiye Cumhuriyeti, İki Savaş Arası Dönem'de Lozan Barış Antlaşması'nın getirdiği sınırlamaları uluslararası hukuk zemininde diplomasi yoluyla aşmada önemli başarılar elde etmiştir. Bu başarıların en somut örneklerinden biri olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936), Türkiye için stratejik ve egemenlik açısından hayati bir kazanımdır. Sözleşmenin Türkiye'ye kazandırdığı en temel ve kritik yetki aşağıdakilerden hangisidir?
A
Boğazlar bölgesinde tam bağımsız bir uluslararası komisyon kurma hakkı.
B
Boğazlar'dan geçen ticaret gemilerinden yüksek geçiş ücretleri alma yetkisi.
C
Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerinin geçişini tamamen yasaklama.
D
Barış zamanında tüm devletlere ait savaş gemilerinin geçişine koşulsuz izin verme yükümlülüğü.
E
Savaş tehlikesi veya savaş anında Boğazlar'ı tamamen kapatma ve askerileştirme hakkı.
Soru 5
İki Savaş Arası Dönem'de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), iç politikada radikal dönüşümler yaşarken, dış politikada da Batılı güçlere karşı karmaşık bir strateji izlemiştir. Stalin dönemindeki "Tek Ülkede Sosyalizm" ve "Beş Yıllık Planlar" gibi politikalar, ülkenin ekonomik ve toplumsal yapısını derinden etkilemiştir. Bu politikaların uluslararası ilişkilerdeki yansımaları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi SSCB'nin bu dönemdeki dış politika önceliklerinden biri olarak kabul edilemez?
A
Kolektif güvenlik sistemleri içinde yer alarak faşist yayılmacılığa karşı denge oluşturmak.
B
Kendi askeri gücüne güvenerek uluslararası ittifaklardan tamamen uzak durmak.
C
Komünist ideolojiyi dünya çapında yayma çabalarına devam etmek.
D
Almanya ile saldırımazlık paktı gibi geçici anlaşmalarla stratejik avantaj sağlamak.
E
Batılı kapitalist ülkelerle potansiyel bir savaşa karşı endüstriyel ve askeri gücünü artırmak.
Soru 6
İspanya İç Savaşı (1936-1939), İkinci Dünya Savaşı'nın bir provası olarak nitelendirilen, İki Savaş Arası Dönem'in en kanlı ve ideolojik çatışmalarından biridir. Bu savaş, Avrupa'daki farklı siyasi akımların ve büyük güçlerin dolaylı olarak karşı karşıya geldiği bir arenaya dönüşmüştür. Aşağıdakilerden hangisi, İspanya İç Savaşı'nın uluslararası ilişkilerdeki yansımaları ve İkinci Dünya Savaşı'na giden süreçteki önemi hakkında yapılan analizlerden biri değildir?
A
Faşist İtalya ve Nazi Almanya'sının askeri gücünü test etme ve yeni savaş taktikleri geliştirme fırsatı bulması.
B
Sovyetler Birliği'nin komünist güçlere destek vererek Avrupa'daki nüfuzunu artırma çabası.
C
İngiltere ve Fransa'nın "müdahale etmeme" politikasıyla demokratik güçlere yeterli desteği sağlamaması.
D
Uluslararası komünist hareketin zayıflamasına ve enternasyonalist dayanışmanın sona ermesine neden olması.
E
İdeolojik kamplaşmanın keskinleştiği ve gelecekteki küresel çatışmanın ana hatlarını belirginleştirdiği bir çatışma olması.
Soru 7
Türkiye Cumhuriyeti'nin İkinci Dünya Savaşı'nın eşiğinde, Hatay sorununun barışçıl yollarla ve diplomasi aracılığıyla çözüme kavuşturulması, dönemin uluslararası gerginlikleri göz önüne alındığında oldukça stratejik bir başarıdır. Atatürk'ün bu konudaki kararlı ve titiz tutumu, Türkiye'nin bölgesel ve küresel politikalarını derinden etkilemiştir. Hatay sorununun çözüm sürecinde Türkiye'nin uyguladığı diplomatik stratejinin temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A
Fransa'ya karşı açıkça savaş tehdidinde bulunarak müzakerelere zorlamak.
B
Hatay'ın Suriye'ye bırakılması karşılığında Fransa'dan ekonomik imtiyazlar talep etmek.
C
Milletler Cemiyeti'nin doğrudan askeri müdahalesini talep ederek sorunu uluslararasılaştırmak.
D
Bölgedeki Türk nüfusunun kültürel ve siyasi haklarını vurgulayarak hukuki zemin oluşturmak.
E
İngiltere ve Fransa'ya karşı Almanya ve İtalya ile ittifak yaparak baskı unsuru oluşturmak.
Soru 8
İtalya'nın 1935'te Etiyopya'yı işgali, İki Savaş Arası Dönem'de Milletler Cemiyeti'nin kolektif güvenlik ilkesini bir kez daha sorgulatan ve dünya barışını tehdit eden önemli bir olaydır. Cemiyet'in bu işgale karşı sergilediği tepki ve sonuçları, uluslararası ilişkilerdeki güç dinamiklerini ve yaklaşan savaşın işaretlerini açıkça ortaya koymuştur. Bu olayın uluslararası etkileri açısından aşağıdakilerden hangisi doğru bir analiz değildir?
A
Milletler Cemiyeti'nin etkili bir caydırıcı güç olamadığını ve itibarını kaybettiğini göstermiştir.
B
Cemiyet'in İtalya'ya karşı uyguladığı sınırlı ekonomik yaptırımların başarısızlıkla sonuçlanması.
C
İngiltere ve Fransa'nın stratejik çıkarlarını koruma adına İtalya'ya karşı kararlı bir duruş sergileyememesi.
D
İtalya'nın Almanya ile yakınlaşmasını hızlandırarak Roma-Berlin Mihveri'nin oluşumuna zemin hazırlaması.
E
Dünya genelinde küçük ve savunmasız devletlerin uluslararası güvenlik sistemine olan güvenini pekiştirmesi.
Soru 9
İki Savaş Arası Dönem'de, sanayi devriminin getirdiği hızlı teknolojik ilerlemeler, yeni silahların geliştirilmesine ve savaşın doğasında köklü değişikliklere yol açmıştır. Ancak bu dönemde, yeni teknolojilerin savaş doktrinlerine entegrasyonu ve orduların modernizasyonu ülkeden ülkeye büyük farklılıklar göstermiştir. Aşağıdakilerden hangisi, bu dönemin askeri strateji ve teknoloji alanındaki eğilimlerinden biri olarak kabul edilemez?
A
Topyekûn savaş konseptinin gelişmesiyle sivil halkın da savaşın hedefi haline gelmesi.
B
Denizaltıların ve uçak gemilerinin deniz savaşlarındaki etkinliğinin belirginleşmesi.
C
Hava gücünün stratejik öneminin artması ve bağımsız bir kuvvet olarak gelişmesi.
D
Kimyasal silahların uluslararası anlaşmalarla tamamen yasaklanması ve kullanımının önlenmesi.
E
Zırhlı birliklerin ve motorize piyadenin, cephe savaşlarını hızlandıran yeni taarruz doktrinlerinin merkezine yerleşmesi.
Soru 10
Birinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkileri ve ardından gelen ekonomik bunalım, İki Savaş Arası Dönem'de Avrupa'da siyasal düşünce ve entelektüel iklim üzerinde derin izler bırakmıştır. Klasik liberal demokrasinin ve rasyonalizmin sorgulandığı bu dönemde, yeni ve radikal siyasal felsefeler kitleler arasında yankı bulmuştur. Aşağıdakilerden hangisi, bu dönemin siyasal düşünce iklimini yansıtan en belirgin karakteristiklerden biri değildir?
A
Rasyonel düşünce ve bilimsel ilerlemenin toplumsal sorunları çözmedeki yetersizliğine dair kuşkuların yayılması.
B
Güçlü lider, tek parti ve devlete mutlak itaat gibi kavramları öne çıkaran totaliter ideolojilerin cazibesinin artması.
C
Geleneksel ahlaki ve kültürel değerlerin çöküşüyle ilgili endişelerin sanata ve edebiyata yansıması.
D
Bireycilik yerine kolektivizmi ve ulusal çıkarları vurgulayan siyasi felsefelerin popülerleşmesi.
E
Kitlelerin siyasi karar alma süreçlerine doğrudan katılımını savunan radikal demokrasi akımlarının güçlenmesi.
Soru 11
Türkiye Cumhuriyeti, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkileriyle mücadele etmek ve ulusal kalkınmayı hızlandırmak amacıyla İki Savaş Arası Dönem'de "Devletçilik" ilkesini benimseyerek ekonomik alanda önemli adımlar atmıştır. Bu dönemdeki Devletçilik politikalarının, dönemin uluslararası ekonomik koşulları ve Türkiye'nin kendine özgü ihtiyaçları bağlamında en belirgin niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
A
İthal ikamesi yerine ihracata dayalı bir büyüme stratejisi benimsemek.
B
Tamamen serbest piyasa ekonomisine dayalı, özel sektör ağırlıklı bir kalkınma modeli uygulamak.
C
Yabancı sermayeye sınırsız teşvikler sunarak uluslararası entegrasyonu hızlandırmak.
D
Tarım sektörünü tamamen kolektifleştirerek modernizasyonu gerçekleştirmek.
E
Temel sanayileri devlet eliyle kurarak ve işleterek ulusal sermaye birikimini ve bağımsızlığı sağlamak.
Soru 12
İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden önceki birkaç yıl (1936-1939), Avrupa'da hızla değişen ittifaklar ve jeopolitik kamplaşmalarla karakterize edilmiştir. Almanya, İtalya ve Japonya'nın revizyonist ve yayılmacı politikaları, mevcut uluslararası dengeyi bozarak yeni bir küresel çatışmanın habercisi olmuştur. Aşağıdakilerden hangisi, bu dönemdeki jeopolitik realignment (yeniden hizalanma) sürecinin en belirgin özelliklerinden biri olarak kabul edilemez?
A
İspanya İç Savaşı'nın, ideolojik ayrışmayı ve büyük güçler arasındaki vekalet savaşlarını derinleştirmesi.
B
Sovyetler Birliği'nin, Batılı demokrasilere olan güvenini kaybederek Almanya ile saldırmazlık paktı imzalaması.
C
Balkan ve Ortadoğu ülkelerinin, tarafsızlıklarını koruma veya bölgesel paktlarla güvenliklerini sağlama arayışları.
D
İngiltere ve Fransa'nın yatıştırma politikalarından vazgeçerek ortak bir askeri ittifakla Almanya'ya karşı caydırıcılık oluşturması.
E
Almanya, İtalya ve Japonya arasında Mihver devletlerini oluşturan yakınlaşmanın hızlanması.
Soru 13
İkinci Dünya Savaşı öncesinde, agresif devletlerin yayılmacı politikalarına karşı Birleşik Krallık ve Fransa'nın yürüttüğü "yatıştırma politikası"nın (appeasement) temel amacı, barışı korumak ve büyük bir savaşı önlemekti. Ancak bu politika, beklenen sonuçları vermeyerek İkinci Dünya Savaşı'nın çıkışına zemin hazırlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi, yatıştırma politikasının başarısızlığının temel nedenlerinden biri olarak kabul edilemez?
A
Politikanın, saldırgan güçleri daha fazla cesaretlendirerek iştahlarını kabartması.
B
Birleşik Krallık ve Fransa'nın kamuoyunda barış isteğinin çok güçlü olması ve savaşa karşı isteksizlik.
C
Milletler Cemiyeti'nin kolektif güvenlik ilkesinin etkili bir şekilde uygulanamaması.
D
Agresif devletlerin (özellikle Almanya'nın) tatmin edilemez toprak ve güç taleplerine sahip olması.
E
Yatıştırma politikası sayesinde Batılı güçlerin askeri hazırlıklarını tamamlaması için yeterli zaman kazanması.
Soru 14
İki Savaş Arası Dönem, Avrupa ve Asya'da Faşizm, Nazizm ve Komünizm gibi farklı totaliter ideolojilerin yükselişine tanıklık etmiştir. Bu ideolojilerin her biri kendine özgü teorik temellere sahip olsa da, toplumsal mobilizasyon ve siyasi iktidar inşası süreçlerinde ortak bazı karakteristikler sergilemişlerdir. Aşağıdakilerden hangisi, bu üç ideolojinin ortak niteliklerinden biri olarak gösterilemez?
A
Şiddeti ve baskıyı siyasi hedeflerine ulaşmada meşru bir araç olarak görmeleri.
B
Tek partili siyasi sistemleri ve lider kültünü esas almaları.
C
Piyasa ekonomisini ve serbest teşebbüsü temel ekonomik model olarak benimsemeleri.
D
Güçlü bir propaganda aygıtı kullanarak kitleleri mobilize etmeleri.
E
Bireyden çok devleti ve toplumu yücelten bir anlayışa sahip olmaları.
Soru 15
Birinci Dünya Savaşı sonrası kalıcı barışı tesis etme ve yeni bir savaşı önleme çabaları kapsamında, İki Savaş Arası Dönem'de silahsızlanma konferansları düzenlenmiş ve çeşitli anlaşmalar (örneğin Kellogg-Briand Paktı) imzalanmıştır. Ancak bu çabalar, 1930'ların sonlarına doğru giderek artan militarizasyonu ve yayılmacılığı engelleyememiştir. Aşağıdakilerden hangisi, bu silahsızlanma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmasının temel nedenlerinden biri olarak kabul edilemez?
A
Büyük güçler arasında karşılıklı güvensizliğin ve güvenlik kaygılarının artması.
B
Milliyetçi ve yayılmacı ideolojilerin popülaritesinin yükselmesi.
C
Uluslararası denetim mekanizmalarının ve yaptırım gücünün yetersiz kalması.
D
Almanya, Japonya ve İtalya gibi revizyonist devletlerin silahlanmaya devam etme eğilimi.
E
Ekonomik Bunalım'ın ülkeleri iç pazarlara yöneltmesiyle silah sanayisinin gerilemesi.
Soru 16
Türkiye Cumhuriyeti, İki Savaş Arası Dönem'de 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ve uygulanan devletçi ekonomi politikalarının etkisiyle toplumsal yapısında önemli değişimler yaşamıştır. Bu değişimler, ekonomik zorlukların yanı sıra modernleşme çabalarıyla da iç içe geçmiştir. Aşağıdakilerden hangisi, bu dönemin toplumsal dinamikleri içerisinde gözlemlenebilecek, ekonomik krizlerle doğrudan ilişkilendirilebilecek bir durum değildir?
A
Krizin yarattığı toplumsal memnuniyetsizliğin, siyasi muhalefet arayışlarını tetikleyebilmesi.
B
Devletin ekonomik hayata daha fazla müdahil olmasıyla kamu sektöründe istihdam olanaklarının artması.
C
Kırsal kesimden kentlere doğru yaşanan işsizlik ve yoksulluk kaynaklı iç göç hareketlerinin hızlanması.
D
Geniş köylü kitlelerinin siyasi taleplerini örgütlü bir şekilde dile getirdiği güçlü sendikal hareketlerin ortaya çıkması.
E
Köylünün tarımsal üretimde yaşadığı zorluklar nedeniyle toprak üzerindeki bağının zayıflaması.
Soru 17
İki Savaş Arası Dönem'de, uluslararası ekonomik ilişkilerde yaşanan büyük çaplı krizler, devletlerin ulusal ekonomik bağımsızlık ve kendine yeterlilik (otarşi) arayışlarını tetiklemiştir. Özellikle totaliter rejimler, bu arayışları siyasi ideolojileriyle birleştirerek radikal ekonomik politikalar uygulamışlardır. Aşağıdakilerden hangisi, otarşi hedefleyen bu ekonomik politikaların ortaya çıkardığı uluslararası sonuçlardan biri olarak gösterilemez?
A
Siyasi gerilimlerin artması ve bloklaşmaların hızlanması.
B
Uluslararası ticaretin hacminde önemli bir daralma yaşanması.
C
Ulusal ekonomilerin dış şoklara karşı daha dirençli hale gelmesi.
D
Küresel ekonomik entegrasyon ve işbirliği çabalarının sekteye uğraması.
E
Devletler arasında gümrük duvarlarının yükselmesi ve korumacılığın artması.
Soru 18
Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünden hemen önce, Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı'nın yaklaştığı buhranlı atmosferde izlediği dış politikanın temel hedeflerinden biri de barışı korumak ve olası bir savaşa karşı hazırlıklı olmaktı. Bu bağlamda, Türkiye'nin özellikle Batı Avrupa'daki gerilimlere karşı geliştirdiği stratejinin en somut ve belirgin adımı aşağıdakilerden hangisiydi?
A
Sovyetler Birliği ile saldırmazlık paktı imzalayarak doğu sınırlarını tamamen güvence altına almak.
B
Mihver Devletleri (Almanya, İtalya) ile yakın bir askeri ittifaka girmek.
C
Tamamen yalnızlık politikası izleyerek tüm uluslararası anlaşmalardan çekilmek.
D
Bölgesel işbirliği paktları (Balkan Antantı, Sadabad Paktı) aracılığıyla çevre güvenliğini güçlendirmek.
E
İngiltere ve Fransa ile 1939 yılında imzaladığı Üçlü İttifak Antlaşması ile Batı Blok'a dahil olmak.
Soru 19
Türkiye Cumhuriyeti'nin İki Savaş Arası Dönem'deki dış politikasının temel ilkelerinden biri olan "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" anlayışı doğrultusunda imzalanan Balkan Antantı (1934), dönemin uluslararası koşulları göz önüne alındığında kritik bir öneme sahiptir. Aşağıdakilerden hangisi, Balkan Antantı'nın oluşumunda ve Türkiye'nin bu antanttaki rolünde etkili olan temel stratejik motivasyonlardan biri değildir?
A
Balkanlar'da artan revizyonist eğilimlere karşı kolektif güvenlik sağlamak.
B
Batı Avrupa devletlerinin Almanya'ya karşı oluşturduğu ittifaklara doğrudan dahil olmak.
C
Türkiye'nin batı sınırlarının güvenliğini sağlamak ve bölgesel işbirliğini geliştirmek.
D
İtalya'nın Akdeniz ve Balkanlar'daki yayılmacı politikalarına karşı caydırıcı bir güç oluşturmak.
E
Anlaşmaya taraf ülkelerin toprak bütünlüklerini ve siyasi bağımsızlıklarını karşılıklı güvence altına almak.
Soru 20
1938'de imzalanan Münih Antlaşması, İkinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere ve Fransa'nın Nazi Almanyası'nın yayılmacı taleplerine karşı benimsediği "yatıştırma politikası"nın (appeasement) doruk noktası olarak kabul edilir. Bu antlaşma, kısa vadede barışı koruma illüzyonu yaratmış olsa da, uzun vadede yıkıcı sonuçlara yol açmıştır. Aşağıdakilerden hangisi, Münih Antlaşması'nın uluslararası ilişkiler ve İkinci Dünya Savaşı'nın çıkışındaki rolü açısından yapılan doğru bir eleştirel değerlendirme değildir?
A
Sovyetler Birliği'nin Batılı güçlere olan güvensizliğini artırarak Molotov-Ribbentrop Paktı'na zemin hazırlamıştır.
B
İngiltere ve Fransa'nın askeri hazırlıklarını tamamlamaları için kritik bir zaman kazandırmıştır.
C
Almanya'nın iştahını kabartarak daha ileri yayılmacı adımlar atmasına cesaret vermiştir.
D
Çekoslovakya'nın toprak bütünlüğünü ihlal ederek küçük devletlerin güvenliğini tehlikeye atmıştır.
E
Uluslararası hukukun ve kolektif güvenlik ilkelerinin zayıflığını acı bir şekilde ortaya koymuştur.
Soru 21
Milletler Cemiyeti, Birinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı yıkımın ardından "bir daha savaş olmasın" idealiyle kurulmuş bir uluslararası örgüt olmasına rağmen, İki Savaş Arası Dönem'deki agresif devletlerin yayılmacı politikalarını durdurmada büyük ölçüde başarısız olmuştur. Cemiyet'in bu başarısızlığının temel nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi diğerlerine göre daha az etkili olduğu söylenebilir?
A
Agresif devletlere karşı ekonomik ve askeri yaptırım uygulama mekanizmalarının yetersizliği.
B
Üye devletlerin ulusal çıkarlarını kolektif güvenlik anlayışının önüne koyması.
C
Önemli büyük güçlerin (ABD gibi) cemiyet dışında kalması veya cemiyetten ayrılması.
D
Cemiyet'in bürokratik yapısının çok ağır işlemesi ve karar alma süreçlerinin yavaşlığı.
E
Cemiyet'in, mevcut uluslararası hukuk kurallarını tamamen değiştirme konusundaki isteksizliği.
Soru 22
İki Savaş Arası Dönem'de uluslararası hukukun ve diplomasi geleneğinin zayıfladığını gösteren önemli gelişmelerden biri de Japonya'nın 1937'de Çin'e karşı başlattığı topyekûn işgal hareketidir. Bu olay, uluslararası güvenlik mekanizmalarının işlevsizliğini ve büyük devletlerin kendi ulusal çıkarları doğrultusunda hareket etme eğilimini açıkça ortaya koymuştur. Bu bağlamda, Japonya'nın Çin işgaline karşı uluslararası toplumun tepkisinin temel niteliği aşağıdakilerden hangisiydi?
A
Japonya'nın, işgalin uluslararası hukuka uygun olduğunu savunarak uluslararası mahkemelerde haklı bulunması.
B
Milletler Cemiyeti'nin hızla müdahale ederek Japonya'ya karşı kapsamlı askeri yaptırımlar uygulaması.
C
ABD ve Sovyetler Birliği'nin ortaklaşa Çin'e askeri yardım göndererek Japonya'yı geri püskürtmesi.
D
Birleşik Krallık ve Fransa'nın, Japonya ile diplomatik ilişkilerini tamamen keserek ekonomik ambargo uygulaması.
E
Uluslararası kamuoyunun tepkisinin zayıf kalması ve etkili bir uluslararası müdahalenin gerçekleşmemesi.
Soru 23
İki Savaş Arası Dönem'de Almanya'nın siyasi arenasında Nazizm'in yükselişi ve Hitler'in iktidara gelişi, Weimar Cumhuriyeti'nin yaşadığı derin krizlerle doğrudan ilişkilidir. Bu krizler, sadece ekonomik olmamış, aynı zamanda siyasi ve toplumsal meşruiyet boşluğunu da beraberinde getirmiştir. Aşağıdakilerden hangisi, Nazizm'in Almanya'da iktidara gelmesinde etkili olan temel siyasi ve toplumsal faktörlerden biri değildir?
A
Alman ordusunun ve aristokrasinin Weimar demokrasisine verdiği güçlü ve koşulsuz destek.
B
Versailles Antlaşması'nın getirdiği ağır koşulların Alman halkında yarattığı ulusal onur kırıklığı.
C
Siyasi partilerin bölünmüşlüğü ve koalisyon hükümetlerinin istikrarsızlığı.
D
Büyük Ekonomik Bunalım'ın tetiklediği yaygın işsizlik ve ekonomik istikrarsızlık.
E
Komünist tehdit algısının yükselmesiyle muhafazakar çevrelerin Nazi Partisi'ne yönelmesi.
Soru 24
İki Savaş Arası Dönem'de Japonya'nın Mançurya'yı işgali (1931-1932) ve Mançukuo devletini kurması, Milletler Cemiyeti'nin kolektif güvenlik sistemini ciddi şekilde sınayan önemli bir olaydır. Bu olaya verilen uluslararası tepkiler ve sonuçları, Cemiyet'in geleceği ve uluslararası hukuk düzeni açısından kritik dersler içermektedir. Aşağıdakilerden hangisi, Japonya'nın Mançurya'yı işgaline karşı uluslararası toplumun tepkisini ve bu tepkinin sonuçlarını en doğru şekilde analiz etmektedir?
A
Japonya, işgalin ardından Milletler Cemiyeti'nden ayrılarak yayılmacı politikalarına hız vermiştir.
B
İngiltere ve ABD, Japonya'ya karşı ortak askeri müdahalede bulunarak Çin'in egemenliğini korumuştur.
C
Uluslararası Adalet Divanı, Japonya'nın işgalini haklı bularak Cemiyet üyelerinin desteğini almıştır.
D
Cemiyet, Lytton Raporu ile Japonya'yı kınamış ancak fiili bir yaptırım uygulayamamıştır, bu da Cemiyet'in zayıflığını göstermiştir.
E
Milletler Cemiyeti, Japonya'ya karşı etkili ekonomik ve askeri yaptırımlar uygulayarak işgali sonlandırmıştır.
Soru 25
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, sadece ekonomik göstergeleri etkileyen bir kriz olmaktan öte, İki Savaş Arası Dönem'de dünya genelinde derin siyasi ve toplumsal dönüşümlere yol açmıştır. Aşağıdakilerden hangisi, Bunalım'ın siyasi ve toplumsal alandaki etkileri açısından en kapsamlı ve doğrudan sonuçlardan biridir?
A
İşçi sınıfının sendikal haklarının genişlemesi ve sosyalist hareketlerin gerilemesi.
B
Uluslararası işbirliği ve diplomatik çözüm arayışlarının artması.
C
Demokratik rejimlerin güçlenerek siyasi istikrarın dünya genelinde pekişmesi.
D
Koruyucu dış ticaret politikalarının benimsenmesi ve milliyetçi akımların hız kazanması.
E
Küresel çapta serbest ticaret politikalarının yaygınlaşması ve gümrük duvarlarının kaldırılması.
Soru 26
Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin İki Savaş Arası Dönem'deki dış politikasının temelini oluşturmuştur. Bu ilkenin uygulanışı, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını korurken aynı zamanda bölgesel ve uluslararası barışa katkıda bulunma hedefiyle şekillenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi, bu ilke doğrultusunda Türkiye'nin gerçekleştirdiği somut dış politika hamlelerinden biri değildir?
A
Ortadoğu'daki Arap milliyetçiliği hareketlerini doğrudan destekleyerek bölgede nüfuz alanı oluşturmak.
B
Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar üzerindeki tam egemenliği geri kazanmak.
C
Milletler Cemiyeti'ne üye olarak uluslararası barış çabalarına destek vermek.
D
Sadabad Paktı'nı imzalayarak Doğu sınırlarının güvenliğini sağlamak.
E
Balkan Antantı'na katılarak Batı sınırlarının güvenliğini pekiştirmek.
Soru 27
İki Savaş Arası Dönem'de Milletler Cemiyeti aracılığıyla uygulanmaya çalışılan "kolektif güvenlik" sistemi, teoride uluslararası barışı korumak için tasarlanmış olmasına rağmen, pratiğe döküldüğünde etkisiz kalmış ve agresif devletlerin eylemlerini durduramamıştır. Bu teorik idealle pratik başarısızlık arasındaki temel çelişkiyi en iyi açıklayan durum aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sistem, güçlü devletlerin ulusal çıkarlarını kolektif hedeflerin önüne koyma eğilimini engelleyememiştir.
B
Cemiyet'in, üyelerini barışçıl çözümlere zorlayacak yasal bağlayıcılığına tam uyulması.
C
Ekonomik yaptırımların uluslararası ticareti tamamen durdurarak agresif devletleri izole etmesi.
D
Milletler Cemiyeti'nin evrensel üyeliğe sahip olması ve tüm büyük güçleri kapsaması.
E
Tüm üye devletlerin askeri güçlerini bir araya getirerek saldırganlara karşı daima ortak cephe oluşturması.
27
soru