Sol Bar 🎉 Online Test Çözme Sitemiz Yayında! Yakında tüm sınıflar için testler eklenecektir. Sağ Bar

İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya - Test 7

Soru Sayısı: 33 soru
Süre: 20 dakika
Sınıf: 12. Sınıf - T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Karalama Tahtası Mevcut!

Test sırasında matematik işlemleri ve çizimler için karalama tahtasını kullanabilirsiniz. Zamanın yanındaki kalem ikonuna tıklayın.

Soru 1
İki Savaş Arası Dönem'de yaşanan Büyük Buhran'ın, liberal ekonomik sistemlerin temel prensiplerini sorgulatması ve devletin ekonomiye müdahalesi fikrini güçlendirmesi bağlamında, ABD Başkanı F.D. Roosevelt tarafından uygulanan 'New Deal' programının en temel hedefi ve bu hedefe ulaşmadaki yöntemleri aşağıdaki seçeneklerden hangisinde en doğru ve kapsamlı şekilde ifade edilmiştir?
A
Tarım sektörünü tamamen sanayileştirmek ve ülkedeki tüm küçük çiftlikleri büyük devlet kooperatiflerine dönüştürmek.
B
Yalnızca bankacılık sistemini düzenlemek ve finansal piyasalardaki manipülasyonları engellemekle sınırlı kalmak, diğer sektörlere müdahale etmemek.
C
Devletin ekonomik ve sosyal hayattaki rolünü radikal bir şekilde azaltarak, piyasaların tamamen kendi kendini düzenlemesine izin vermek ve uluslararası ticareti serbestleştirmek.
D
Ekonomik krize karşı federal hükümetin düzenleyici ve müdahaleci rolünü artırarak, işsizliği azaltmak, ekonomik büyümeyi teşvik etmek ve toplumsal refahı sağlamak.
E
Serbest piyasa ekonomisinin dinamiklerini tamamen ortadan kaldırarak sosyalist bir ekonomiye geçişi hızlandırmak ve sendikal hakları sınırsız genişletmek.
Soru 2
İki Savaş Arası Dönem'de, Türkiye'nin batılılaşma ve modernleşme çabaları toplumsal yaşamın birçok alanına yansımıştır. Kılık ve kıyafet devrimi, bu süreçteki en görünür dönüşümlerden biridir. 1925'te çıkarılan Şapka Kanunu ve diğer ilgili düzenlemeler, sadece giyim tarzını değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda toplumsal semboller ve ulusal kimlik algısı üzerinde derin etkiler yaratmıştır. Bu devrimin, toplumsal normlar ve ulusal kimlik oluşumu bağlamındaki en derin ve eleştirel anlamı nedir?
A
Sadece kamu görevlilerinin giyimini düzenleyerek, halkın geri kalanının tercihlerine karışmaması.
B
Toplumda dini ve geleneksel giyim tarzlarını tamamen yasaklayarak, bireylerin ifade özgürlüğünü kısıtlaması ve direnişe yol açması.
C
Sadece Batı moda akımlarını takip etmek amacıyla yapılan, yüzeysel bir değişiklikten ibaret olması.
D
Modern, laik ve çağdaş bir ulus kimliği oluşturma hedefiyle, Osmanlı döneminin feodal ve dini sembollerini simgeleyen kıyafetlerden uzaklaşarak, Batılı ve evrensel çağdaşlaşma sembollerini benimseme arayışı olması.
E
Ekonomik olarak yerli sanayiyi desteklemek amacıyla yerel kıyafet üretimini teşvik etmesi.
Soru 3
İki Savaş Arası Dönem'de Büyük Britanya ve Fransa'nın, Nazi Almanyası'nın saldırgan yayılmacı politikalarına karşı izlediği 'Yatıştırma Politikası' (Appeasement Policy), özellikle Münih Konferansı (1938) ile zirveye ulaşmıştır. Bu politika, Almanya'nın bazı taleplerini kabul ederek bir dünya savaşını engelleme amacı taşıyordu. Ancak bu politikanın eleştirel bir değerlendirmesi yapıldığında, kısa vadeli barış sağlama çabalarının uzun vadede yol açtığı en olumsuz ve stratejik sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sovyetler Birliği'nin Batı Avrupa ülkeleriyle ittifak kurma çabalarını hızlandırarak Nazizm'e karşı güçlü bir cephe oluşturması.
B
Hitler'in saldırganlığını pekiştirerek daha cesur adımlar atmasına zemin hazırlaması ve İkinci Dünya Savaşı'nın çıkışını kaçınılmaz hale getirmesi.
C
İngiltere ve Fransa'nın kendi askeri kapasitelerini artırarak Almanya'ya karşı caydırıcı bir güç haline gelmesi.
D
Almanya'nın Orta Avrupa'daki etkinliğini tamamen sona erdirerek bölgesel barışı kalıcı hale getirmesi.
E
Milletler Cemiyeti'nin etkinliğini artırarak uluslararası barışın korunmasında kritik bir rol oynaması.
Soru 4
Türkiye Cumhuriyeti'nin İki Savaş Arası Dönem'de uyguladığı ekonomik politikalar, özellikle 1929 Büyük Buhranı'nın etkileri ve ulusal bağımsızlık hedefleri doğrultusunda şekillenmiştir. Bu dönemde benimsenen 'Devletçilik' ilkesi, özel teşebbüse de yer veren karma bir ekonomik model olarak uygulanmıştır. Devletçilik ilkesinin Türk ekonomisine uygulanışının en belirgin amacı ve bu uygulamanın ülkenin ekonomik gelişimine etkisi, aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru ve kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır?
A
Özel sektörün yetersiz kaldığı veya ülkenin stratejik ihtiyaçları doğrultusunda büyük ölçekli sanayi ve altyapı yatırımlarını devlet eliyle gerçekleştirmek, ulusal ekonomiyi güçlendirmek ve kalkınmayı hızlandırmak.
B
Yabancı sermayeyi tamamen dışlamak ve tüm ekonomik faaliyetleri yerli ve özel şirketlerin tekeline vermek.
C
Tamamen komünist bir planlı ekonomiye geçiş yaparak özel mülkiyeti ve serbest ticareti tamamen yasaklamak.
D
Devletin ekonomideki rolünü tamamen pasif tutmak ve piyasa güçlerinin kendiliğinden işleyişine bırakmak.
E
Sadece tarım sektörüne yatırım yaparak ülkeyi bir tarım devleti haline getirmek ve sanayileşmeyi ertelemek.
Soru 5
Türkiye Cumhuriyeti'nde İki Savaş Arası Dönem, siyasi sistemin kökleşme çabalarıyla da öne çıkar. Bu dönemde çok partili hayata geçiş denemeleri (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası), demokrasiye geçiş sürecinin erken örnekleri olmuştur. Ancak her iki deneme de kısa ömürlü olmuş ve başarıya ulaşamamıştır. Bu başarısızlıkların ardında yatan, Türkiye'nin o dönemdeki toplumsal ve siyasi yapısıyla ilgili en temel ve karmaşık neden aşağıdakilerden hangisidir?
A
Ekonomik sorunların çok partili sistemi işlemez hale getirmesi ve halkın siyasetten tamamen uzaklaşması.
B
Dönemin dünya siyasi konjonktürünün çok partili sistemler için elverişsiz olması ve totaliter rejimlerin yükselişi.
C
Tek partinin halk tarafından tamamen desteklenmesi ve başka bir siyasi seçeneğe ihtiyaç duyulmaması.
D
Mustafa Kemal Atatürk'ün çok partili hayata geçişe tamamen karşı olması ve tüm muhalif partileri yasaklaması.
E
Yeni kurulan devlette rejimin henüz tam olarak oturmaması, demokrasi kültürünün ve kurumlarının yeterince gelişmemesi, çok partili hayata geçiş denemelerinin rejim karşıtları tarafından istismar edilmesi ve toplumsal muhalefetin laiklik gibi temel ilkelere yönelik tehdit oluşturması.
Soru 6
İki Savaş Arası Dönem'de Türkiye Cumhuriyeti, Türk Dil Kurumu (1932) ve Türk Tarih Kurumu (1931) gibi önemli kurumları kurarak ulusal kültür ve kimlik inşasında kritik adımlar atmıştır. Bu kurumların kuruluş amaçları ve yürüttüğü faaliyetler düşünüldüğünde, Mustafa Kemal Atatürk'ün bu girişimlerle hedeflediği en kapsamlı ve stratejik ulusal kimlik inşası nedir?
A
Türk dilini yabancı dillerin etkisinden arındırarak zenginleştirmek, Türk tarihini nesnel ve bilimsel yöntemlerle araştırarak, ulusal bir kimlik ve tarih bilinci oluşturmak, böylece çağdaşlaşma ve ulusçuluk ilkelerini pekiştirmek.
B
Sadece Osmanlı dönemindeki kültürel mirasın korunmasını sağlamak ve Batı kültürünün etkisini tamamen engellemek.
C
Uluslararası alanda Türk kültürünün tanıtımını yapmak ve diğer kültürlerle kültürel entegrasyonu sağlamak.
D
Tarih ve dil araştırmalarını sadece akademik çevrelerle sınırlı tutmak ve halkın katılımını engellemek.
E
Eski Türk inançlarını yeniden canlandırmak ve dini değerleri devlet politikalarının merkezine yerleştirmek.
Soru 7
Faşizm ve Nazizm, İki Savaş Arası Dönem'de yükselen totaliter ideolojiler olarak benzerlikler gösterse de, özellikle ırk ve yayılmacılık politikaları bağlamında kritik ayrım noktalarına sahiptirler. Bu iki ideolojinin 'ırk' kavramına yüklediği anlam ve bu anlamın devlet politikalarına yansıma biçimi düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi Nazizm'i Faşizm'den en keskin şekilde ayıran bir özelliktir?
A
Faşizm'in dini değerlere daha fazla önem vermesi, Nazizm'in ise ateist bir dünya görüşünü benimsemesi.
B
Nazizm'in emperyalist bir yayılmacılığı benimserken, Faşizm'in sadece ulusal sınırlar içerisinde kalmayı hedeflemesi.
C
Nazizm'in 'üstün ırk' teorisi temelinde, ırksal saflığı devlet politikalarının merkezine koyarak anti-Semitizmi ve etnik temizliği sistematik bir ideoloji haline getirmesi; Faşizm'in ise ulusu ortak bir kültür ve tarih etrafında tanımlaması ve ırkçılığı ikincil bir unsur olarak ele alması.
D
Faşizm'in devleti yüceltip bireyi devletin hizmetinde görmesi, Nazizm'in ise bireysel özgürlükleri daha ön planda tutması.
E
Her iki ideolojinin de ulusal birliği sağlamayı hedeflemesi ve bu amaçla devlet otoritesini merkezi bir yapıya kavuşturması.
Soru 8
Hatay Sorunu, İki Savaş Arası Dönem'de Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikasında önemli bir yer tutmuştur. Fransız Mandası altındaki Suriye sınırları içerisinde bulunan Hatay (İskenderun Sancağı), stratejik konumu ve Türk nüfusunun yoğunluğu nedeniyle Türkiye için milli bir dava haline gelmiştir. Bu sorunun çözümünde Türkiye'nin izlediği diplomatik stratejiler ve uluslararası koşullar düşünüldüğünde, Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını sağlayan en kritik faktör ve diplomatik süreç aşağıdakilerden hangisidir?
A
Suriye'nin Hatay'ı Türkiye'ye kendi isteğiyle devretmesi ve bu durumun bölgesel barışı bozmaması.
B
II. Dünya Savaşı'nın yaklaşmasıyla Fransa'nın uluslararası desteğe ihtiyaç duyması ve Türkiye ile ilişkilerini iyi tutma amacı doğrultusunda, Milletler Cemiyeti kararları ve ardından yapılan ikili antlaşmalarla Hatay'ın önce bağımsız bir cumhuriyet olması (Hatay Devleti) ve sonra Türkiye'ye katılması.
C
Fransa'nın Hatay üzerindeki egemenliğinden tamamen vazgeçerek bölgeyi Milletler Cemiyeti'ne devretmesi.
D
Türkiye'nin Hatay'a askeri müdahalede bulunarak bölgeyi tek taraflı ilhak etmesi.
E
İngiltere ve İtalya'nın Hatay'da referandum yapılmasını engellemesi ve Türkiye'nin taleplerini reddetmesi.
Soru 9
İki Savaş Arası Dönem'de yaşanan sanatsal ve entelektüel gelişmeler, modernizmin farklı yüzlerini ortaya koymuştur. Özellikle mimarlıkta Bauhaus Okulu ve Art Deco gibi akımlar, yeni malzeme ve tekniklerin kullanımıyla estetik ve fonksiyonellik arasında bir denge kurmaya çalışmıştır. Bu akımların, dönemin sanayileşme ve toplumsal değişimleriyle olan ilişkisi düşünüldüğünde, mimarlık ve tasarım alanındaki en radikal dönüşüm ve hedef nedir?
A
Doğa ile uyumlu, organik formlar kullanarak, kırsal yaşam tarzını teşvik etmek.
B
Endüstriyel üretim tekniklerini ve yeni malzemeleri (çelik, beton, cam) kullanarak, fonksiyonellik, sadelik ve toplumsal fayda odaklı, seri üretime uygun ve erişilebilir tasarımlar yapmak.
C
Tarihi ve geleneksel mimari formlara geri dönerek, geçmişin estetik değerlerini yeniden canlandırmak.
D
Sadece lüks ve pahalı yapılar inşa ederek, elit kesimin estetik zevklerine hitap etmek.
E
Bina yapımında tamamen el işçiliğine dayalı yöntemler kullanarak, modern teknolojiyi reddetmek.
Soru 10
İki Savaş Arası Dönem'de Küresel ekonomik ve siyasi sistemdeki çalkantılar, uluslararası kurumların ve anlaşmaların sorgulanmasına yol açmıştır. Milletler Cemiyeti'nin uluslararası barışı koruma konusundaki yetersizliği, silahsızlanma çabalarının başarısızlığı ve revizyonist güçlerin yükselişi, kolektif güvenlik ilkesinin etkinliğini tartışmalı hale getirmiştir. Bu bağlamda, İki Savaş Arası Dönem'deki uluslararası sistemin, İkinci Dünya Savaşı'nın çıkışını hazırlayan en önemli ve eleştirel zaafı nedir?
A
Serbest ticaretin yaygınlaşmasıyla ülkeler arasındaki ekonomik bağımlılığın artması ve savaş riskinin azalması.
B
Milletler Cemiyeti'nin yaptırım gücünün olmaması, büyük devletlerin kendi ulusal çıkarlarını kolektif güvenliğin üzerinde tutması ve saldırgan devletlere karşı 'Yatıştırma Politikası' izlemesi.
C
Tüm ülkelerin gönüllü olarak askeri kapasitelerini azaltarak küresel silahsızlanmayı sağlaması.
D
Uluslararası barışın korunmasında sadece büyük güçlerin değil, tüm üye devletlerin tam bir iş birliği içinde olması.
E
Uluslararası hukukun evrensel olarak kabul edilmesi ve tüm devletler tarafından saygı gösterilmesi.
Soru 11
Türkiye Cumhuriyeti, İki Savaş Arası Dönem'de bölgesel barışı ve güvenliği korumak amacıyla aktif bir dış politika izlemiştir. Bu politikaların somut tezahürlerinden olan Balkan Antantı (1934) ve Sadabat Paktı (1937), Türkiye'nin jeopolitik konumuna uygun olarak farklı coğrafi bölgelerdeki istikrarı hedeflemiştir. Bu iki paktın, Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumunu güçlendirme ve bölgesel güvenliği sağlama stratejileri bağlamında coğrafi kapsamları ve temel amaçları aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir?
A
Balkan Antantı: Karadeniz'de Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin devamlılığını sağlama, Sadabat Paktı: Kafkasya'da bölgesel ittifak oluşturma.
B
Balkan Antantı: Batı Avrupa ülkeleriyle askeri ittifak, Sadabat Paktı: Uzak Doğu'da ticari ilişkileri geliştirme.
C
Balkan Antantı: Orta Doğu'da Sovyet tehdidine karşı, Sadabat Paktı: Balkanlar'da Alman ve İtalyan yayılmacılığına karşı.
D
Balkan Antantı: Balkanlar'da sınırların korunması ve bölgesel iş birliği, Sadabat Paktı: Doğu sınırlarının güvence altına alınması ve komşu ülkelerle dostluk.
E
Balkan Antantı: Akdeniz'de İtalyan tehdidine karşı, Sadabat Paktı: Kuzey Afrika'da sömürgeciliğe karşı.
Soru 12
İki Savaş Arası Dönem'de Sovyetler Birliği, Josef Stalin'in liderliğinde uygulanan 'Beş Yıllık Planlar' ile hızlandırılmış bir sanayileşme ve kolektifleştirme politikası benimsemiştir. Bu politikalar, Sovyet ekonomisini dönüştürmeyi ve ülkeyi Batılı kapitalist güçlerle rekabet edebilecek seviyeye getirmeyi amaçlamıştır. Ancak bu radikal dönüşümlerin, Sovyet toplumu ve ekonomisi üzerindeki uzun vadeli ve karmaşık etkileri nelerdir?
A
Ağır sanayide (demir-çelik, makine vb.) büyük bir atılım sağlayarak ülkeyi askeri ve ekonomik bir süper güce dönüştürmesi, ancak bu durumun tarım sektöründe zorunlu kolektifleştirme ve kıtlıklarla sonuçlanması, milyonlarca insanın hayatına mal olması ve temel tüketim mallarında sürekli sıkıntı yaşanması.
B
Bireysel çiftçiliğin yaygınlaşmasıyla tarımsal üretimi artırarak halkın refah seviyesini yükseltmesi.
C
Dış ticaret hacmini daraltarak, ülkeyi uluslararası ekonomik sistemden tamamen izole etmesi ve ekonomik büyümesini durdurması.
D
Piyasa ekonomisini teşvik ederek yabancı sermayenin ülkeye girişini kolaylaştırması.
E
Çok partili siyasi sistemi güçlendirerek demokratikleşme sürecini hızlandırması.
Soru 13
I. Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanması ve Orta Doğu'daki yeni siyasi yapılanma, manda sistemi adı verilen bir düzenlemeyle şekillenmiştir. Milletler Cemiyeti çatısı altında uygulanan bu sistem, eski sömürgecilikten farklı bir biçim gibi görünse de, eleştirel bir değerlendirme yapıldığında, Batılı güçlerin bölgedeki etkisini sürdürmelerinin bir aracı olmuştur. Manda sistemi'nin, Orta Doğu coğrafyası üzerindeki en temel ve uzun vadeli olumsuz etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
A
Bölgedeki doğal kaynakların adil bir şekilde dağıtılmasını sağlayarak ekonomik refahı artırması.
B
Bölgedeki yerel halklara tam bağımsızlıklarını hemen kazandırarak modern devletlerin kurulmasını sağlaması.
C
Batılı güçlerin stratejik çıkarları doğrultusunda yapay sınırlar çizerek ve etnik/dini unsurları göz ardı ederek bölgede kalıcı siyasi istikrarsızlık, çatışma ve kimlik sorunlarına zemin hazırlaması.
D
Manda yönetimlerinin bölgeye modern eğitim sistemleri ve sağlık hizmetleri getirerek toplumsal kalkınmayı hızlandırması.
E
Orta Doğu'da etnik ve dini farklılıkları tamamen ortadan kaldırarak homojen bir toplumsal yapı oluşturması.
Soru 14
İki Savaş Arası Dönem, sadece siyasi ve ekonomik çalkantılarla değil, aynı zamanda sanat ve kültürde de derin dönüşümlerle anılmaktadır. Özellikle I. Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkileri ve kapitalist sistemin yarattığı bunalım, sanatçıları geleneksel normlardan uzaklaşarak yeni ifade biçimleri aramaya yöneltmiştir. Dadaizm ve Sürrealizm gibi akımlar bu dönemin ruhunu yansıtan önemli hareketlerdir. Bu sanat akımlarının, dönemin toplumsal ve psikolojik durumunu yansıtmadaki en belirgin ortak özelliği nedir?
A
Sanatta klasisizme dönüşü ve estetik güzelliği ön planda tutmaları.
B
Geleneksel resim ve heykel tekniklerini mükemmelleştirerek natüralist bir anlayışı benimsemeleri.
C
Savaşın anlamsızlığını, akıl dışılığı ve toplumun çelişkilerini absürd, rasyonel olmayan ve bilinçaltı imgelerle dışa vurmaları.
D
Endüstriyel gelişmeleri ve modern yaşamın ilerlemelerini coşkuyla kutlamaları.
E
Milliyetçi temaları ve kahramanlık hikayelerini işleyerek ulusal ruhu güçlendirmeyi hedeflemeleri.
Soru 15
Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936), Türkiye Cumhuriyeti'nin İki Savaş Arası Dönem'deki en önemli diplomatik başarılarından biridir. Bu sözleşme ile Türkiye, Lozan Antlaşması ile Boğazlar üzerinde kaybettiği tam egemenliğini yeniden kazanmış ve stratejik konumunu güçlendirmiştir. Montrö Sözleşmesi'nin, Türkiye'nin egemenliği ve bölgesel güvenliği açısından taşıdığı en kritik önemi, uluslararası diplomatik süreçler ve II. Dünya Savaşı'nın arifesinde yaşanan gerilimler bağlamında aşağıdakilerden hangisidir?
A
Tüm ticaret gemilerinin Boğazlar'dan geçişini ücretsiz hale getirerek uluslararası ticarete katkıda bulunması.
B
Türkiye'nin Ege Adaları üzerindeki haklarını genişleterek Yunanistan ile ilişkilerini güçlendirmesi.
C
Boğazlar Komisyonu'nun yetkilerini artırarak uluslararası denetimi pekiştirmesi.
D
Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini yeniden tesis ederek, bölgedeki jeopolitik kontrolünü sağlaması ve II. Dünya Savaşı öncesindeki uluslararası denge içerisinde stratejik önemini artırması.
E
Savaş gemilerinin Boğazlar'dan geçişini tamamen yasaklayarak Karadeniz'i bir iç denize dönüştürmesi.
Soru 16
İki Savaş Arası Dönem'de, sanayi üretimindeki artışa rağmen dünya genelinde sermaye birikiminin yetersizliği ve tarım ürünleri fiyatlarındaki düşüş gibi ekonomik faktörler, büyük ölçekli altyapı projelerinin hayata geçirilmesini zorlaştırıyordu. Türkiye Cumhuriyeti'nin bu dönemde demiryolu yapımına özel bir önem vermesinin ardında yatan çok boyutlu stratejik ve ekonomik amaçlar göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi demiryolu politikasının en temel ve karmaşık hedefini yansıtmaktadır?
A
Yabancı ülkelerden borç alarak lüks demiryolu projeleri gerçekleştirmek ve ülkenin dış borcunu artırmak.
B
Sadece büyük şehirler arasında hızlı yolcu taşımacılığını geliştirmek ve uluslararası turizmi canlandırmak.
C
Devletçilik ilkesini tamamen terk ederek, tüm demiryolu projelerini özel sektöre devretmek.
D
Sadece askeri lojistik ihtiyaçları karşılamak amacıyla, sivil taşımacılığı göz ardı etmek.
E
Ülkenin dört bir yanını demir ağlarla örerek hem ekonomik entegrasyonu sağlamak, maden ve tarım ürünlerini limanlara ve sanayi merkezlerine ulaştırmak, hem de ulusal savunma ve güvenlik için stratejik bir ulaşım ağı kurmak.
Soru 17
Südet Krizi (1938), İki Savaş Arası Dönem'de Avrupa'yı savaşın eşiğine getiren önemli bir jeopolitik gerilimdi. Almanya'nın, Çekoslovakya'nın Südet bölgesinde yaşayan Alman azınlığın haklarını gerekçe göstererek bu bölgeyi ilhak etme talebiyle patlak veren bu kriz, uluslararası diplomaside 'Yatıştırma Politikası'nın en belirgin örneklerinden biri olan Münih Konferansı'na yol açmıştır. Südet Krizi'nin, dönemin Avrupa'sındaki siyasi ve coğrafi dengeleri altüst etmedeki en kritik etkisi nedir?
A
Bölgedeki tüm azınlık haklarının güvence altına alınması ve etnik çatışmaların sona ermesi.
B
Almanya'nın uluslararası arenada izole edilmesine ve Milletler Cemiyeti'nin etkinliğini artırmasına neden olması.
C
Çekoslovakya'nın toprak bütünlüğünü güçlendirerek Doğu Avrupa'da barışın korunmasına katkıda bulunması.
D
İngiltere ve Fransa'nın 'Yatıştırma Politikası' çerçevesinde Çekoslovakya'yı feda etmesiyle, Almanya'nın Orta Avrupa'daki yayılmacılığını cesaretlendirmesi ve bölgedeki güç dengesini Almanya lehine dönüştürerek İkinci Dünya Savaşı'nın çıkışını hızlandırması.
E
Sovyetler Birliği'nin Batı Avrupa ile iş birliği yaparak Almanya'ya karşı güçlü bir cephe oluşturmasına yol açması.
Soru 18
Nazi Almanyası'nda toplumsal mühendislik ve propaganda, iktidarın kitleler üzerindeki kontrolünü sağlamak ve 'ideal vatandaş' tipini oluşturmak için merkezi bir rol oynamıştır. Bu bağlamda, gençlik örgütleri, eğitim müfredatı ve medya araçları sistematik bir şekilde kullanılarak belirli bir ideolojinin topluma benimsetilmesi hedeflenmiştir. Bu uygulamanın, toplumsal doku üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkileri düşünüldüğünde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi en kapsamlı ve eleştirel analizi sunmaktadır?
A
Ekonomik refahın artırılmasına yönelik programlarla halkın memnuniyeti sağlanmış, bu da muhalif seslerin yükselmesini engellemiştir.
B
Modernleşme ve sanayileşme hızlandırılarak Alman toplumunun küresel rekabette öne çıkması sağlanmış, kültürel çeşitlilik korunmuştur.
C
Askeri gücün artırılmasına odaklanılmış, ancak bu durum toplumun sivil hayatını ve kültürel gelişimini olumsuz etkilememiştir.
D
Sistematik propaganda ve toplumsal mühendislik, rejime sadık ve itaatkâr bir gençlik yaratırken, farklı düşünceleri ve azınlıkları dışlamış; böylece toplumsal kutuplaşmayı derinleştirerek totaliter rejimin temelini güçlendirmiştir.
E
Toplumda yüksek bir ulusal bilinç ve birlik duygusu oluşturulmuş, ancak bu durum bireysel özgürlükleri ve eleştirel düşünceyi tamamen ortadan kaldırmıştır.
Soru 19
İki Savaş Arası Dönem'de ABD'de yaşanan 'Kükreyen Yirmiler' (Roaring Twenties) olarak adlandırılan dönem, ekonomik refah, kültürel yenilikler ve toplumsal değişimlerle karakterize edilmiştir. Ancak bu refahın, 1929 Büyük Buhranı ile aniden sona ermesi, ABD toplumunda ve siyasetinde derin izler bırakmıştır. Bu dönemin, ABD'nin küresel ekonomideki rolünü ve toplumsal yapısını değiştiren en önemli eleştirel analizi nedir?
A
Tüketim kültürünün ve spekülatif yatırımların kontrolsüz büyümesiyle yaratılan sahte refahın, bankacılık sistemindeki zaaflarla birleşerek Büyük Buhran'a yol açması; bu durumun, ABD'nin ekonomik gücünü sarsması ve devletin ekonomideki rolünü yeniden tanımlamasına neden olması.
B
ABD'nin Avrupa ile olan tüm ekonomik bağlarını kopararak izole bir ekonomi kurması.
C
Ekonomik refahın sürdürülebilir bir temele oturması ve gelir dağılımının tamamen eşitlenmesi.
D
Tarım sektörünün tamamen sanayileşmesiyle kırsal kesimin refahının artması.
E
Bireysel özgürlüklerin kısıtlanması ve toplumsal muhafazakârlığın güçlenmesi.
Soru 20
Türkiye Cumhuriyeti'nin İki Savaş Arası Dönem'de uyguladığı laikleşme politikaları, toplumsal ve kültürel yaşamda köklü dönüşümler yaratmıştır. Özellikle hukuk alanında yapılan devrimler, eski dini hükümlere dayalı sistemden modern, seküler bir hukuk düzenine geçişi sağlamıştır. Bu bağlamda, 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu'nun, Osmanlı hukuk geleneği ve toplumsal yapısıyla karşılaştırıldığında, kadın-erkek eşitliği ilkesi üzerinden Türk toplumunda yarattığı en önemli ve kalıcı değişim nedir?
A
Evlilik, boşanma, miras ve velayet gibi konularda dini hukuk yerine modern ve medeni esasları getirerek kadınlara erkeklerle eşit haklar tanımış, toplumsal hayatta kadınların statüsünü yükseltmiştir.
B
Kadınların siyasal haklarını güvence altına alarak seçme ve seçilme hakkını tanımıştır.
C
Arap harflerinden Latin harflerine geçişi sağlayarak okuryazarlık oranını artırmıştır.
D
Devletin resmi dilini Türkçe olarak belirlemiş ve bu dili her alanda yaygınlaştırmıştır.
E
Eğitimde birliği sağlayarak tüm eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağlamıştır.
Soru 21
İki Savaş Arası Dönem'de Türkiye Cumhuriyeti'nde uygulanan 'Halkçılık' ilkesi, toplumda ayrıcalıksız, eşit ve dayanışmacı bir yapı oluşturmayı hedeflemiştir. Bu ilke, sosyal devlet anlayışının temellerini atarken, ekonomik ve siyasi alanda da eşitliği sağlamayı amaçlamıştır. Halkçılık ilkesinin, Türk toplumunda sınıfsal farklılıkları azaltma ve toplumsal bütünleşmeyi sağlama bağlamındaki en önemli ve kalıcı etkisi nedir?
A
Sadece ekonomik alanda eşitlik sağlayarak, siyasi ve kültürel ayrıcalıkları sürdürmesi.
B
Sadece belirli bir etnik grubun haklarını koruyarak, diğer azınlıkları dışlaması.
C
Devletin tüm üretim araçlarını kamulaştırarak, tam bir komünist topluma geçişi zorlaması.
D
Tüm dini cemaatlere özerklik vererek, laiklik ilkesini zayıflatması.
E
Soyadı Kanunu, unvan ve lakapların kaldırılması gibi düzenlemelerle, toplumsal ayrıcalık belirten unvanları ortadan kaldırması, vatandaşlar arasında eşitliği ve dayanışmayı güçlendirerek sınıfsız bir toplum idealine hizmet etmesi.
Soru 22
İki Savaş Arası Dönem'de Almanya'da Nazizm'in yükselişi ve iktidara gelişi, Weimar Cumhuriyeti'nin zayıflıkları ve uluslararası konjonktür ile yakından ilişkilidir. Nazizm'in kitlesel bir harekete dönüşmesinde, Hitler'in demagojik liderlik yetenekleri, Versay Antlaşması'nın yarattığı hoşnutsuzluk ve 1929 Büyük Buhranı'nın ekonomik yıkımı gibi faktörler belirleyici olmuştur. Bu karmaşık sürecin, Weimar Demokrasisi'nin çöküşüne ve totaliter bir rejimin yükselişine yaptığı en kapsamlı ve eleştirel katkı nedir?
A
Nazizm'in sadece askerler arasında destek bulması ve sivil halk üzerinde etkisinin olmaması.
B
Alman halkının doğal olarak totaliter rejimlere eğilimli olması ve demokratik değerleri benimsememesi.
C
Büyük Buhran'ın tetiklediği yaygın işsizlik ve ekonomik umutsuzluk, Versay'ın yarattığı ulusal aşağılanma duygusuyla birleşince, Weimar Demokrasisi'nin sorunlara çözüm bulamayan zayıf görüntüsü, Hitler'in krizden çıkarak 'kurtarıcı' imajı çizmesine ve radikal çözüm vaatleriyle kitleleri mobilize etmesine olanak tanımıştır.
D
Weimar Cumhuriyeti'nin ekonomik refahı ve siyasi istikrarı, halkın Nazizm'e yönelmesini engellemiştir.
E
Hitler'in barışçıl diplomasiye olan inancı ve uluslararası iş birliği çağrıları, Nazizm'in yükselişini sağlamıştır.
Soru 23
İki Savaş Arası Dönem'de yaşanan Büyük Buhran, uluslararası ticaret ve finans sisteminde köklü değişikliklere yol açmıştır. Küresel ekonomideki daralma, birçok ülkenin dış ticaret politikalarını yeniden gözden geçirmesine ve korumacılık eğilimlerinin artmasına neden olmuştur. Bu bağlamda, Büyük Buhran'ın uluslararası ticarete yaptığı en belirgin ve karmaşık etki aşağıdakilerden hangisidir?
A
Ülkelerin dış ticaretini tamamen serbestleştirerek, küresel ekonomik büyümeyi hızlandırması.
B
Birçok ülkenin kendi iç pazarlarını korumak amacıyla yüksek gümrük vergileri uygulaması (korumacılık), devalüasyonlara başvurması ve uluslararası ticaretin daralarak dünya ekonomisini daha da kötüleştirmesi.
C
Uluslararası kuruluşlar aracılığıyla ticaret bariyerlerinin kaldırılması ve globalleşmenin hızlanması.
D
Sadece tarım ürünleri ticaretini etkilemesi, sanayi ürünleri ticaretinin etkilenmemesi.
E
Serbest ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması ve uluslararası ticaret hacminin rekor seviyelere ulaşması.
Soru 24
Türkiye Cumhuriyeti'nin İki Savaş Arası Dönem'deki dış politikası, özellikle bölgesel güvenlik ve egemenlik konularında aktif ve dengeleyici bir rol üstlenmiştir. Hatay Sorunu, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi diplomatik girişimler, bu dönemin dış politika başarısının önemli göstergeleridir. Bu dış politikanın, II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi arifesinde Türkiye'nin uluslararası konumunu ve bağımsızlığını korumasındaki en temel ve stratejik katkısı nedir?
A
Tüm uluslararası anlaşmalardan çekilerek tamamen izole bir dış politika izlemesi.
B
Bölgesel ittifaklar kurarak, uluslararası hukuka uygun hareket ederek ve jeopolitik çıkarlarını koruyarak II. Dünya Savaşı öncesinde tarafsızlığını ve bağımsızlığını koruma yeteneğini güçlendirmesi.
C
Yabancı güçlerin askeri üs kurmasına izin vererek uluslararası koruma sağlaması.
D
Türkiye'yi büyük savaşta bir taraf olmaya zorlayarak, yayılmacı bir politika izlemesini sağlaması.
E
Sadece ekonomik iş birliğine odaklanarak siyasi ve askeri meseleleri ihmal etmesi.
Soru 25
İspanya İç Savaşı (1936-1939), İki Savaş Arası Dönem'de Avrupa'daki ideolojik kutuplaşmanın ve yaklaşan büyük çatışmanın bir provası olarak kabul edilir. Bu savaşta, cumhuriyetçi hükümeti destekleyen uluslararası tugaylar ve Sovyetler Birliği ile faşist Franco güçlerini destekleyen Nazi Almanyası ve Faşist İtalya arasında doğrudan veya dolaylı çatışmalar yaşanmıştır. İspanya İç Savaşı'nın, İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupa'daki ideolojik ve askeri dinamikleri anlamlandırmadaki en önemli eleştirel analizi aşağıdakilerden hangisidir?
A
İspanya İç Savaşı, II. Dünya Savaşı'nın çıkışını tamamen engellemiş ve Avrupa'da barışı kalıcı hale getirmiştir.
B
Savaş, İspanya'nın kendi iç meselesi olarak kalmış ve uluslararası güçlerin müdahalesi sınırlı olmuştur.
C
Savaş, İspanya'da monarşinin yeniden kurulmasına yol açmış ve siyasi istikrarı sağlamıştır.
D
Faşist güçlerin (Almanya, İtalya) savaş alanında yeni askeri stratejilerini ve silahlarını test etme imkânı bulduğu, komünizm ile faşizm arasındaki ilk büyük vekalet savaşı olarak, yaklaşan küresel çatışmanın bir habercisi olmuştur.
E
Avrupa'da demokrasi ve faşizm arasında kesin bir ideolojik ayrım olmadığını göstermiştir.
Soru 26
İki Savaş Arası Dönem'de Almanya, özellikle 1930'lu yılların ortalarından itibaren Versay Antlaşması'nın getirdiği askeri kısıtlamaları hiçe sayarak yoğun bir yeniden silahlanma sürecine girmiştir. Bu süreç, Nazi rejiminin iç politikada işsizliği azaltma ve ulusal gururu yeniden canlandırma hedefiyle de paralel gitmiştir. Almanya'nın bu yeniden silahlanma politikası, II. Dünya Savaşı'nın çıkışını hazırlayan en önemli faktörlerden biri olarak kabul edilir. Bu durumun, uluslararası güvenlik ve diplomasi üzerindeki en temel etkisi nedir?
A
Avrupa'da askeri dengeleri Almanya lehine kökten değiştirerek, uluslararası antlaşmaları işlevsiz kılması, komşu ülkelerde güvenlik kaygılarını artırması ve uluslararası bir silahlanma yarışını tetikleyerek savaş tehdidini somutlaştırması.
B
Almanya'nın komşu ülkelerle daha yakın iş birliği yapmasına yol açması.
C
Milletler Cemiyeti'nin Almanya üzerindeki kontrolünü güçlendirerek barışı sağlaması.
D
Yatıştırma Politikası'nın başarılı olduğunu ve Almanya'nın barışçıl niyetlerini kanıtlaması.
E
Sadece savunma amaçlı bir adım olup, hiçbir saldırganlık içermemesi.
Soru 27
İki Savaş Arası Dönem'de İtalya'da Faşist Parti'nin iktidara gelmesi (1922) ve Benito Mussolini'nin liderliği, Avrupa'da totaliter rejimlerin yükselişinin ilk örneklerinden biridir. Faşizmin, İtalyan toplumu üzerindeki etkisi ve ideolojik yapılanması düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi Faşist İtalya'nın totaliter karakterini ve toplumsal kontrol mekanizmalarını en doğru şekilde açıklamaktadır?
A
Uluslararası iş birliğini ve barışı önceliklendirerek militarizmi reddetmiştir.
B
Ekonomik liberalizmi benimseyerek devletin ekonomiye müdahalesini tamamen engellemiştir.
C
Karizmatik lider Mussolini önderliğinde, 'Hepsi devlet için, devlete karşı hiçbir şey yok, devletin dışında hiçbir şey yok' ilkesiyle tüm toplumsal kurumları ve bireysel yaşamı devletin mutlak kontrolüne alarak, propaganda, gençlik örgütleri ve baskıcı yöntemlerle tam bir kontrol sağlamıştır.
D
Dini kurumların siyaset üzerindeki etkisini tamamen kaldırarak laik bir devlet yapısı oluşturmuştur.
E
Çok partili demokrasiyi ve bireysel özgürlükleri koruyarak siyasi istikrarı sağlamıştır.
Soru 28
I. Dünya Savaşı'nı resmen sonlandıran Versay Barış Antlaşması (1919), Almanya'ya ağır siyasi, ekonomik ve askeri yükümlülükler getirmiştir. Bu antlaşmanın getirdiği koşulların, İki Savaş Arası Dönem'de Almanya'da Nazizm'in yükselişinde ve revizyonist politikaların benimsenmesinde önemli bir rol oynadığı yaygın bir görüştür. Eleştirel bir bakış açısıyla, Versay Antlaşması'nın Nazizm'in yükselişine yaptığı katkının en belirgin ve karmaşık boyutunu aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru analiz etmektedir?
A
Antlaşmanın demokratik Weimar Cumhuriyeti'ni güçlendirmesi ve siyasi istikrar sağlaması, Nazizm gibi radikal hareketlerin yükselmesini engellemiştir.
B
Versay Antlaşması'nın Almanya'yı Milletler Cemiyeti'ne üye yaparak uluslararası iş birliğine zorlaması, Hitler'in bu örgütü meşruiyetini yitirmesine yol açmıştır.
C
Almanya'nın silahlanmasını tamamen yasaklaması, Hitler'in barışçıl diplomasiye yönelmesine neden olmuştur.
D
Antlaşmanın Almanya'ya getirdiği tazminat yükümlülükleri ve toprak kayıpları, Alman halkında derin bir ulusal onur kırıklığı ve intikam duygusu yaratarak aşırı milliyetçi akımlara zemin hazırlamıştır.
E
Antlaşmanın yalnızca ekonomik kısıtlamalar getirmesi, Alman toplumunun sosyal yapısında herhangi bir değişime yol açmamıştır.
Soru 29
İki Savaş Arası Dönem'de uluslararası göç hareketleri, özellikle Büyük Buhran'ın ekonomik etkileri ve Avrupa'daki siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle önemli bir ivme kazanmıştır. Bu dönemde yaşanan göçlerin temel motivasyonları ve coğrafi yönleri düşünüldüğünde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi hem ekonomik hem de siyasi nedenleri en doğru şekilde analiz etmektedir?
A
Büyük Buhran'ın yol açtığı işsizlik ve yoksulluk ile Avrupa'da yükselen totaliter rejimlerin baskısı (özellikle Yahudilere yönelik), insanların ABD, Latin Amerika ve Avustralya gibi ülkelere göç etmesine neden olmuş; bu da hem ekonomik hem de siyasi sığınma arayışını yansıtmıştır.
B
Afrika'dan Avrupa'ya yoğun işçi göçleri yaşanmış, bu göçler Batı Avrupa'da sanayi üretimini durma noktasına getirmiştir.
C
Uzak Doğu'dan Avrupa'ya kitlesel nüfus hareketleri olmuş, bu da Asya ülkelerinin ekonomik büyümesini hızlandırmıştır.
D
Sadece siyasi baskılar nedeniyle Doğu Avrupa'dan Batı Avrupa'ya ve ABD'ye büyük çaplı göçler gerçekleşmiş, ekonomik faktörler etkisiz kalmıştır.
E
Tüm göçler gönüllülük esasına dayanmış ve göç edenlerin gittikleri yerlerde hiçbir uyum sorunu yaşamamıştır.
Soru 30
İki Savaş Arası Dönem'de Japonya, Uzak Doğu'da agresif bir yayılmacılık politikası izlemiştir. Bu politikaların en belirgin örneği, 1931'de Mançurya'yı işgali ve ardından Mançuko Devleti'ni kurmasıdır. Japonya'nın bu yayılmacı tutumunun temelinde yatan ekonomik ve stratejik nedenler ile bu eyleme karşı uluslararası toplumun (özellikle Milletler Cemiyeti'nin) tepkisi düşünüldüğünde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi en doğru değerlendirmeyi sunmaktadır?
A
Japonya, Batılı emperyalist güçlerin izniyle hareket etmiş ve Mançurya işgali, bölgesel istikrara katkıda bulunmuştur.
B
Japonya, Mançurya'yı tamamen savunma amaçlı olarak işgal etmiş ve bu eylem uluslararası hukuk kurallarına uygun bulunmuştur.
C
Japonya, Mançurya'yı kültürel bağları nedeniyle işgal etmiş ve Milletler Cemiyeti bu işgali derhal güçlü yaptırımlarla durdurmuştur.
D
Japonya'nın, sanayisi için hayati önem taşıyan doğal kaynaklara (kömür, demir) olan ihtiyacı ve nüfus artışının yarattığı baskı, Mançurya'yı işgal etmesinin temel ekonomik motivasyonunu oluşturmuş; Milletler Cemiyeti ise bu duruma karşı etkisiz kalmıştır.
E
Mançurya işgali tamamen bölgesel bir mesele olup, uluslararası güçlerin dikkatini çekmemiş ve herhangi bir tepkiye neden olmamıştır.
Soru 31
İki Savaş Arası Dönem'de yükselen totaliter rejimler (Sovyetler Birliği'nde Stalinizm, Nazi Almanyası, Faşist İtalya), kendi ideolojilerini topluma empoze etmede ve iktidarlarını sürdürmede benzer yöntemler kullanmışlardır. Bu rejimlerin, bireysel özgürlükleri kısıtlaması, kitleleri mobilize etmesi ve muhalif sesleri bastırması gibi ortak özellikler düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi totaliter rejimlerin karakteristiklerini en kapsamlı şekilde tanımlamaktadır?
A
Uluslararası iş birliğini önceliklendirmeleri, bölgesel çatışmalara müdahale etmemeleri ve askeri güçlerini küçültmeleri.
B
Sadece ekonomik kalkınmaya odaklanmaları, siyasi ve sosyal hayata müdahaleden kaçınmaları.
C
Tek bir karizmatik liderin önderliğinde, tek partili bir sistemle tüm toplumsal hayatı (ekonomi, eğitim, medya, kültür) kontrol altında tutmaları, propaganda, sansür ve baskı yoluyla muhalefeti bastırmaları ve bireysel özgürlükleri ortadan kaldırmaları.
D
Çok partili siyasi sistemi benimsemeleri, serbest piyasa ekonomisini teşvik etmeleri ve medya üzerinde hiçbir kontrol bulundurmamaları.
E
Dini kurumların siyaset üzerindeki etkisini artırmaları ve laikliği tamamen reddetmeleri.
Soru 32
İki Savaş Arası Dönem, teknolojik gelişmelerin hız kazandığı ve özellikle iletişim araçlarının toplumsal etkileşimde yeni boyutlar açtığı bir zaman dilimidir. Radyo ve sinema gibi kitle iletişim araçları, sadece eğlence sağlamakla kalmamış, aynı zamanda siyasi propaganda ve toplumsal mobilizasyon için de güçlü birer araç haline gelmiştir. Bu durumun, totaliter rejimlerin iktidarlarını pekiştirmesi ve ideolojilerini geniş kitlelere yayması üzerindeki en belirgin etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sadece yüksek eğitimli kesimlerin erişebileceği pahalı teknolojiler olması nedeniyle, toplumun geniş kesimlerini etkileme kapasitesi sınırlı kalmıştır.
B
Uluslararası kültürel alışverişi artırarak, farklı ideolojiler arasında diyalog ve anlayışı geliştirmiştir.
C
Bireysel özgürlükleri ve eleştirel düşünceyi teşvik ederek, toplumda siyasi çeşitliliğin artmasına olanak sağlamıştır.
D
Devletin kontrolünden bağımsız medya organlarının çoğalmasını teşvik ederek, halkın farklı bilgi kaynaklarına erişimini kolaylaştırmıştır.
E
Totaliter rejimlerin, tek sesli propaganda mekanizmalarıyla halkı manipüle etmesini, lider kültünü oluşturmasını ve muhalif görüşleri bastırmasını kolaylaştırmıştır.
Soru 33
Milletler Cemiyeti, I. Dünya Savaşı sonrası uluslararası barışı ve güvenliği sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgüttü. Ancak İki Savaş Arası Dönem'de Japonya'nın Mançurya'yı işgali ve İtalya'nın Habeşistan'a saldırısı gibi olaylar, Cemiyet'in yetersizliğini ve uluslararası sistemdeki kolektif güvenlik ilkesinin kırılganlığını gözler önüne sermiştir. Bu bağlamda, Milletler Cemiyeti'nin bu tür saldırgan eylemleri durdurmadaki başarısızlığının ardında yatan temel nedenler arasında aşağıdakilerden hangisi doğrudan bir sebep olarak gösterilemez?
A
Cemiyet'in aldığı kararları uygulamak için güçlü bir askeri güce sahip olmaması ve yaptırım yetkilerinin sınırlı kalması.
B
Uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde diplomasi ve müzakerelerin yetersiz kalması, askeri çözümlerin daha çok tercih edilmesi.
C
Büyük Güçler'in (İngiltere, Fransa) kendi ulusal çıkarlarını, kolektif güvenlik ilkelerinin önünde tutarak saldırgan devletlere karşı kararlı bir tutum sergileyememesi (Yatıştırma Politikası).
D
ABD'nin Cemiyet'e üye olmaması ve bu durumun Cemiyet'in siyasi ve askeri ağırlığını zayıflatması.
E
Sovyetler Birliği'nin Cemiyet'ten dışlanması ve uluslararası politikalarda izole bir pozisyonda kalması.
33
soru