Sol Bar 🎉 Online Test Çözme Sitemiz Yayında! Yakında tüm sınıflar için testler eklenecektir. Sağ Bar

Atatürkçülük ve Türk İnkılabı - Test 7

Soru Sayısı: 26 soru
Süre: 20 dakika
Sınıf: 12. Sınıf - T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Karalama Tahtası Mevcut!

Test sırasında matematik işlemleri ve çizimler için karalama tahtasını kullanabilirsiniz. Zamanın yanındaki kalem ikonuna tıklayın.

Soru 1
Atatürk dönemi Türkiye'sinin ekonomik kalkınma vizyonu, sadece ulusal kaynakların etkin kullanımı ve sanayileşme hedefleriyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda insan gücünün niteliğini artırmayı da hedeflemiştir. Bu bağlamda, 'eğitim politikalarının' ekonomik kalkınmadaki rolü, dolaylı ve uzun vadeli etkileriyle değerlendirilmelidir. Eğitim politikalarının, 'ekonomik büyüme' ve 'toplumsal refah'a katkısı açısından en 'derinlemesine analizi' hangi seçenekte verilmiştir?
A
Okuma-yazma oranını artırarak tarım sektöründe verimliliği doğrudan yükseltmek.
B
Yabancı dil eğitimini yaygınlaştırarak uluslararası ticarette rekabet gücünü artırmak.
C
Mesleki ve teknik eğitime ağırlık vererek, sanayileşme için gerekli nitelikli işgücünü yetiştirmek ve inovasyonu teşvik etmek.
D
Üniversite sayısını artırarak akademik araştırmaların ekonomik büyümeye doğrudan katkı sağlamasını hedeflemek.
E
Tüm vatandaşlara eşit eğitim fırsatları sunarak gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldırmak.
Soru 2
Cumhuriyetin ilk yıllarında bütçe politikaları, 'denk bütçe' anlayışına büyük önem vermiştir. Devletin giderlerini gelirlerine eşitleme ve hatta bütçe fazlası verme çabası, dönemin 'ekonomik istikrar' ve 'uluslararası itibar' hedefleri bağlamında ne tür bir 'makroekonomik rasyonel'i temsil etmektedir?
A
Uluslararası para fonlarından kredi çekebilmek için mali disiplini sağlamak ve potansiyel yatırımcıya güven verme.
B
Vergi gelirlerini artırarak tarım ve sanayi sektörlerine sağlanan sübvansiyonları artırma.
C
Kamu harcamalarını kısarak özel sektörün yatırım yapma alanlarını genişletme ve rekabet ortamını güçlendirme.
D
Enflasyonla mücadele ederek fiyat istikrarını sağlama ve dış borçlanmaya olan ihtiyacı minimize etme.
E
Sadece savunma harcamalarına öncelik vererek diğer tüm kamu harcamalarını kısma.
Soru 3
1929 Dünya Ekonomik Buhranı, Türkiye ekonomisini derinden etkilemiş ve uluslararası ticarette yaşanan daralma ile hammadde fiyatlarındaki düşüş, tarım ağırlıklı Türkiye ekonomisi üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurmuştur. Bu buhranın tetiklediği süreçte, Türkiye'nin ekonomi politikasında radikal bir dönüşüm yaşanmış ve 'devletçilik' ilkesi daha belirgin bir şekilde uygulanmaya başlanmıştır. Bu dönüşümün temel gerekçesi ve devletçilik uygulamasının bu buhrana karşı bir 'rasyonalizasyon' biçimi olarak ortaya çıkışının en doğru izahı nedir?
A
Uluslararası serbest piyasa ekonomisinin başarısızlığını gözlemleyen genç Cumhuriyet'in, kendi iç dinamiklerine dayalı alternatif bir model arayışına girmesi.
B
Özel sektörün sermaye ve tecrübe yetersizliği nedeniyle büyük ölçekli sanayi yatırımlarını gerçekleştirememesi ve dış ekonomik desteğin azalması.
C
Kırsal kesimdeki yoksulluğun önüne geçmek ve eşit gelir dağılımını sağlamak amacıyla topyekûn bir ekonomik müdahaleye gereksinim duyulması.
D
Savunma sanayiinin hızla geliştirilmesi ihtiyacının ortaya çıkması ve bu alandaki yatırımların sadece devlet eliyle yapılabilmesi.
E
Siyasi bağımsızlığın tam anlamıyla sağlanmış olmasıyla, ekonomik alanda da topyekûn bir merkezi planlamaya geçişin mümkün hale gelmesi.
Soru 4
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'de gerçekleştirilen nüfus mübadelesi, hem demografik yapıyı derinden etkilemiş hem de mübadele bölgelerinin sosyo-ekonomik dinamiklerinde önemli değişimlere yol açmıştır. Özellikle Ege ve Marmara bölgelerinde yaşanan bu büyük nüfus hareketliliği, 'tarımsal üretim' ve 'bölgesel ekonomik entegrasyon' bağlamında ne tür 'çelişkili sonuçlar' doğurmuştur?
A
Terk edilen topraklardaki üretim kısa süreli düşüş yaşarken, gelen nüfusun adaptasyonuyla uzun vadede üretim artışı ve tarımsal çeşitlilik sağlanmıştır.
B
Terk edilen toprakların yeni sahipleri tarafından daha verimli kullanılmasıyla bölgesel zenginleşme artarken, mübadil nüfusun kültürel entegrasyonu ekonomik kalkınmayı yavaşlatmıştır.
C
Mübadelenin hemen ardından tarımsal üretimde büyük bir düşüş yaşanmış, ancak bu durum kırsal kesimden kentlere göçü hızlandırarak sanayileşmeye işgücü sağlamıştır.
D
Giden nüfusun sahip olduğu tarım bilgisi ve becerileriyle birlikte, boşalan arazilerdeki tarım faaliyetleri tamamen durmuş, uzun süreli bir ekonomik durgunluk yaşanmıştır.
E
Mübadele, tarımsal üretimde modernleşmeyi hızlandırırken, aynı zamanda bölgesel farklılıkları ortadan kaldırarak homojen bir ekonomik yapıya yol açmıştır.
Soru 5
Atatürk döneminde 'toprak reformu' tartışmaları ve bu yöndeki ilk yasal düzenleme çabaları, dönemin toplumsal ve ekonomik yapısı içinde önemli bir yer tutar. Ancak bu reform, beklenen düzeyde kapsamlı bir şekilde uygulanamamıştır. Toprak reformu girişimlerinin, 'toplumsal adalet' ve 'tarımsal verimlilik' hedefleri bağlamında, dönemin 'sosyal direnç noktaları' ve 'politik zorlukları' ile ilişkisi hangi seçenekte en doğru şekilde analiz edilmiştir?
A
Reform, modern tarım tekniklerinin yaygınlaşmasını hedeflediği için, geleneksel yöntemlere bağlı köylülerin tepkisini çekerek uygulanamamıştır.
B
Tarım arazilerinin sınırlı olması ve toprak dağıtımı için yeterli finansal kaynağın bulunmaması, reformu teknik olarak imkansız hale getirmiştir.
C
Reformun amacı, küçük çiftçiye toprak dağıtmak yerine, tarım arazilerinin devlet mülkiyetine geçirilmesi olduğundan toplumsal destek bulamamıştır.
D
Kırsal kesimdeki aşiret yapısının direnişi nedeniyle reformun uygulanması bölgelerarası eşitsizlikleri daha da artırmıştır.
E
Büyük toprak sahiplerinin siyasi ve ekonomik gücü, reformun uygulanmasında direnç oluşturmuş; bu durum tarımsal verimliliği artırma hedefini gölgelemiştir.
Soru 6
Atatürk dönemi Türkiye'sinde madencilik sektörü, devletçilik ilkesinin uygulandığı stratejik alanlardan biri olmuştur. Özellikle demir, kömür, bakır gibi madenlerin aranması ve işletilmesi için Etibank gibi kurumlar kurulmuştur. Madencilik politikalarının, dönemin 'sanayileşme hamlesi' ve 'ulusal güvenlik' hedefleri bağlamındaki 'çok boyutlu stratejik önemi' aşağıdaki seçeneklerden hangisinde en iyi açıklanmıştır?
A
Çıkarılan madenleri işlenmemiş hammadde olarak ihraç ederek dış ticaret fazlası yaratmak ve döviz girdisi sağlamak.
B
Madencilik sektöründe yabancı sermayeyi tamamen dışlayarak, sadece yerli işgücü ve teknolojiyle üretim yapmak.
C
Yerli hammaddelerle ülke içi sanayinin temel girdilerini sağlamak, dışa bağımlılığı azaltmak ve potansiyel savunma sanayi için altyapı oluşturmak.
D
Madencilik bölgelerinde yeni istihdam alanları yaratarak kırsal bölgelerden kentlere göçü engellemek.
E
Madencilik gelirleriyle dış borçların ödenmesini hızlandırarak uluslararası finansal bağımsızlığı pekiştirmek.
Soru 7
Halkevleri, Cumhuriyet döneminin önemli bir sosyo-kültürel kurumu olarak, eğitim, kültür ve sanat faaliyetlerinin yanı sıra, yer yer ekonomik kalkınmaya yönelik dolaylı roller de üstlenmiştir. Halkevlerinin 'ekonomik kalkınma' ve 'toplumsal dönüşüm' bağlamındaki en belirgin 'endirekt etkisi' aşağıdakilerden hangisidir?
A
Tarım kredi kooperatiflerinin kurulmasına öncülük ederek çiftçilere finansal destek sağlamak.
B
Yetişkinlere okuma-yazma kursları vererek ve mesleki eğitimler düzenleyerek insan sermayesini güçlendirmek.
C
Devlet bankalarıyla işbirliği yaparak halkın tasarruf alışkanlıklarını geliştirmek.
D
Üretim fazlası ürünlerin pazarlanması için aracılık yaparak yerel ekonominin canlanmasına destek olmak.
E
Yerli malı haftaları düzenleyerek ve yerel ürünleri tanıtarak milli ekonomiye doğrudan katkı sağlamak.
Soru 8
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında tarımda modernleşme ve verimliliği artırma çabaları, özellikle Ziraat Bankası'nın yeniden yapılandırılması ve tarım kredi kooperatiflerinin yaygınlaştırılmasıyla hız kazanmıştır. Bu gelişmelerin, 'kırsal dönüşüm' ve 'ulusal ekonomiye entegrasyon' bağlamında en önemli 'sistemik etkisi' nedir?
A
Çiftçinin modern üretim tekniklerine ulaşımını kolaylaştırarak, tarım sektörünü geleneksel kapalı ekonomiden pazar ekonomisine dönüştürmek.
B
Tarımsal üretimin sadece iç piyasaya yönelik olmasını sağlayarak dış ticaret bağımlılığını tamamen ortadan kaldırmak.
C
Kırsal kesimde işsizliği artırarak, sanayi sektörüne yönelik işgücü akışını hızlandırmak.
D
Tarımsal ürün fiyatlarını devlet kontrolünde tutarak, çiftçinin serbest piyasa koşullarındaki rekabetini sınırlamak.
E
Büyük toprak sahiplerinin tarımsal üretimi üzerindeki etkisini azaltarak, tarım arazilerinin devletleştirilmesine zemin hazırlamak.
Soru 9
1930'lu yıllarda Türkiye'de uygulanan 'ithal ikamesi' politikaları, dönemin uluslararası ekonomik konjonktürü ve ülkenin kalkınma hedefleri bağlamında stratejik bir öneme sahipti. Bu politikaların, dış ticaret dengesi ve ulusal sanayinin gelişimi üzerindeki 'paradoksal etkisi' aşağıdakilerden hangisidir?
A
Yerli sanayiyi güçlendirirken, ithalata olan bağımlılığı artırarak dış ticaret fazlası yaratmıştır.
B
Ulusal sanayinin dış rekabete kapalı bir ortamda gelişmesini sağlayarak, teknolojik ilerlemeyi hızlandırmıştır.
C
Dış ticaret açığını azaltırken, uzun vadede yerli sanayinin küresel rekabet gücünü zayıflatmıştır.
D
İhracat gelirlerini artırırken, ithal edilen ara mal ve sermaye mallarına olan talebi düşürmüştür.
E
Dış ticareti tamamen kısıtlayarak yerli üretimi teşvik etmiş, ancak halkın tüketim çeşitliliğini azaltmıştır.
Soru 10
Atatürk döneminde Türkiye'nin ekonomik kalkınma çabalarında, yabancı uzmanlardan ve danışmanlardan yararlanma uygulaması zaman zaman gündeme gelmiştir. Bu durum, 'ulusal özerklik' ve 'kalkınma öncelikleri' bağlamında hangi 'pragmatik yaklaşımın' bir göstergesidir?
A
Yabancı uzmanların bilgilerinden faydalanarak ülkenin özgün koşullarına uygun politikalar geliştirmek.
B
Dış güçlere olan bağımlılığı artırarak uluslararası finansal kredilere erişimi kolaylaştırmak.
C
Yabancı uzmanların tavsiyelerini, ideolojik kaygılar nedeniyle tamamen reddederek milli politikaları savunmak.
D
Sadece savunma sanayi ve ağır sanayi gibi stratejik alanlarda yabancı uzman desteği almak.
E
Ulusal bilginin yetersiz olduğunu kabul ederek, tüm ekonomik planlamayı yabancı danışmanlara devretmek.
Soru 11
Atatürk döneminde Türkiye'nin ekonomi politikaları, hem ulusal bağımsızlığı pekiştirmek hem de ülkeyi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak hedefiyle şekillenmiştir. Bu genel çerçevede, uygulanan ekonomik modellerin 'sosyo-ekonomik gelişmişlik' ve 'gelecek nesillere miras' bırakma vizyonu açısından en temel 'uzun vadeli postüla'sı aşağıdakilerden hangisidir?
A
Dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomisini dış borç yükünden tamamen kurtarmak ve döviz rezervlerini maksimize etmek.
B
Tarım sektörünü modernize ederek, gıda güvenliğini sağlamak ve dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmak.
C
Devletin öncülüğünde kurulan temel sanayi ve altyapı tesisleriyle, özel sektörün gelecekteki gelişimine zemin hazırlamak.
D
Tüm toplumsal sınıflar arasında eşit gelir dağılımını sağlayarak sosyalist bir ekonomik düzen kurmak.
E
Hızlı bir sanayileşme ile uluslararası rekabet gücünü artırarak küresel bir ekonomik aktör haline gelmek.
Soru 12
Atatürk dönemi ekonomi politikalarında, 1933 yılında uygulanmaya başlanan I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın temel amacı, Türkiye'nin sanayileşme sürecini hızlandırmak ve dışa bağımlılığı azaltmaktı. Ancak 1930'ların sonlarına doğru, özellikle II. Dünya Savaşı'nın yaklaşan gölgesinde, II. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın hazırlıkları yapılsa da tam anlamıyla uygulanamadığı görülmüştür. Bu iki plan arasındaki 'stratejik farklılık' ve II. Plan'ın neden tam olarak hayata geçirilemediğine dair en kapsamlı analiz aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?
A
I. Plan, ulusal pazarın ihtiyaçlarına göre şekillenirken, II. Plan, uluslararası rekabete uygun ihracat odaklı sanayilere yönelmiş, ancak dış ticaretin durma noktasına gelmesiyle sekteye uğramıştır.
B
I. Plan, tamamen devletçi bir yaklaşımla hazırlanırken, II. Plan, özel sektöre daha fazla yer açmayı hedeflemiş, ancak bu hedef sermaye eksikliği nedeniyle gerçekleşememiştir.
C
I. Plan, tüketim malları sanayiine odaklanırken, II. Plan, ağır sanayi ve savunma sanayiine öncelik vermiştir; ancak savaş tehdidi nedeniyle kaynaklar savunmaya kaydırılmıştır.
D
I. Plan, bölgesel kalkınma farklılıklarını gidermeyi hedeflerken, II. Plan, sadece büyük sanayi merkezlerinde yoğunlaşmayı amaçlamış, ancak bu durum toplumsal eşitsizlikleri artıracağı endişesiyle ertelenmiştir.
E
I. Plan, Sovyet Rusya'dan teknik destek alarak uygulanırken, II. Plan'da Batılı ülkelerden destek arayışı içerisine girilmiş, ancak siyasi gerilimler nedeniyle bu destek bulunamamıştır.
Soru 13
Lozan Antlaşması sonrası Osmanlı borçlarının ödenmesi meselesi, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik bağımsızlık mücadelesinde önemli bir dönemeç olmuştur. Borçların taksitlendirilmesi ve ödeme planlarının yapılması, uluslararası alanda Türkiye'nin finansal itibarını korurken, aynı zamanda ülkenin iç ekonomik kaynaklarının kalkınma için seferber edilmesine de olanak sağlamıştır. Bu süreç, Türkiye'nin 'ekonomik egemenlik' ve 'rasyonel finans yönetimi' bağlamında ne tür bir kritik kazanım sağlamıştır?
A
Dış müdahalelere mahal vermeden, kendi bütçe imkanları dahilinde borçları ödeme iradesini ortaya koyması.
B
Borçların tamamen reddedilerek uluslararası finans kuruluşlarına karşı meydan okunması.
C
Borçların ödenmesinin, Batılı devletlerden teknoloji transferi ve sanayi yatırımı teşviki karşılığında pazarlık konusu yapılması.
D
Borçların ödenmesinde altın rezervlerinin kullanılmasıyla döviz kurunun stabilize edilmesi.
E
Borçların bir kısmının yeni kredilerle kapatılarak dış finansmana bağımlılığın artırılması.
Soru 14
Lozan Barış Antlaşması ile kaldırılan Kapitülasyonlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik bağımsızlığını ciddi şekilde kısıtlayan ve dış müdahalelere açık hale getiren bir sistemdi. Kapitülasyonların kaldırılmasının, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik kalkınma ve bağımsızlık stratejileri üzerindeki 'makroekonomik etkisi' en isabetli biçimde nasıl değerlendirilebilir?
A
Tarım ürünlerinin ihracatında sübvansiyon uygulanmasının önünü açarak uluslararası rekabet gücünü artırmıştır.
B
Gümrük vergilerini serbestçe belirleyebilme yetkisi kazanılarak yerli sanayinin korunması ve devlet gelirlerinin artırılması imkanı doğmuştur.
C
Para politikasında bağımsızlık kazanılmış, ancak enflasyonla mücadele etme yeteneği kısıtlanmıştır.
D
Osmanlı borçlarının ödenmesi yükünü hafifleterek dış ticarette serbestleşmeye kapı açmıştır.
E
Yabancı sermayenin ülke içindeki faaliyetlerini tamamen yasaklayarak ulusal sermayenin tekelleşmesini sağlamıştır.
Soru 15
Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryolu yapımına özel bir önem verilmiştir. Osmanlı'dan devralınan yabancı şirketlerin işlettiği demiryollarının millileştirilmesi ve yeni hatların inşası, sadece ulaşım altyapısını geliştirmekle kalmamış, aynı zamanda ülkenin ekonomik ve coğrafi entegrasyonuna da büyük katkı sağlamıştır. Demiryolu politikalarının, dönemin Türkiye'si için 'ulusal pazarın oluşumu' ve 'bölgesel kalkınma' hedefleri bağlamında en kritik rolü aşağıdakilerden hangisidir?
A
Ankara'yı diğer büyük şehirlere bağlayarak siyasi merkeziyetçiliğin güçlendirilmesi.
B
Tarım ürünlerinin iç bölgelerden limanlara, madenlerin ise sanayi merkezlerine daha hızlı ve düşük maliyetle taşınmasını sağlaması.
C
Uluslararası demiryolu ağlarına entegrasyon sağlayarak Türkiye'nin dış ticaret hacmini genişletmesi.
D
Kırsal kesimde yaşayan vatandaşların kültürel etkileşimini artırarak ulusal kimlik bilincini pekiştirmesi.
E
Sınır bölgelerine ulaşımı kolaylaştırarak askeri savunma stratejilerinin güçlendirilmesi.
Soru 16
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte, Osmanlı'dan miras kalan kapitülasyonların ve duyunu umumiye gibi ekonomik bağımlılık unsurlarının ortadan kaldırılması, yeni devletin 'ekonomik bağımsızlık' ve 'ulusal egemenlik' hedeflerinin temelini oluşturmuştur. Bu durum, Lozan Barış Antlaşması'yla resmileşmiş ve Türkiye'nin gelecekteki ekonomik gelişimine yön vermiştir. Bu bağlamda, Cumhuriyet'in ekonomik bağımsızlık politikasının, ulusal egemenlik ilkesiyle olan 'kopmaz bağı' en iyi hangi ifade ile açıklanabilir?
A
Ekonomik bağımsızlığın, sadece tarım sektörünün geliştirilmesiyle mümkün olacağı ve sanayileşmenin ikincil öneme sahip olduğu görüşü.
B
Ulusal egemenliğin, yabancı sermayenin ülke ekonomisine girişinin tamamen yasaklanmasıyla sağlanabileceği fikri.
C
Ekonomik bağımsızlığın, sadece dış borçların ödenmesiyle mümkün olacağı ve iç dinamiklerin yetersiz kaldığı inancı.
D
Siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlık olmadan sürdürülebilir olamayacağı ve dış müdahalelere açık kalacağı düşüncesi.
E
Siyasi kararların tamamen ulusal çıkarlar doğrultusunda alınabilmesi için ekonomik ilişkilerin uluslararası antlaşmalarla düzenlenmesi gerekliliği.
Soru 17
Cumhuriyet'in ilk yıllarında tarım sektöründe yaşanan en önemli reformlardan biri, 1925 yılında kaldırılan Aşar Vergisi olmuştur. Bu verginin kaldırılması, hem ekonomik hem de toplumsal açılardan derin etkiler yaratmıştır. Aşar Vergisi'nin kaldırılmasının, dönemin sosyo-ekonomik yapısı ve tarımsal kalkınma hedefleri bağlamında 'toplumsal adalet' ve 'üretim teşviki' ilkeleri açısından en kapsamlı analizi hangi seçenekte doğru verilmiştir?
A
Aşar Vergisi'nin lağvedilmesi, feodal ilişkilerin zayıflamasına katkıda bulunmuş, ancak tarımsal ürün fiyatlarındaki istikrarsızlık nedeniyle beklenen ekonomik refah artışını tam olarak sağlayamamıştır.
B
Vergi yükünün hafiflemesi, çiftçinin yaşam standardını yükseltmiş ve tarımsal üretimde kooperatifleşme hareketlerini hızlandırarak toplumsal dayanışmayı güçlendirmiştir.
C
Verginin kaldırılması, çiftçinin devlete olan borç yükünü hafifleterek tarımsal üretimi artırmış, ancak kırsal kesimdeki toprak sahipleri ile topraksız köylüler arasındaki gelir farkını daha da derinleştirmiştir.
D
Aşar Vergisi'nin kaldırılması, çiftçinin eline geçen geliri doğrudan artırarak üretimi teşvik etmiş ve uzun vadede kırsal bölgelerde modern tarım tekniklerinin yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır.
E
Bu reform, Cumhuriyet'in laiklik ilkesi doğrultusunda şeriata dayalı vergi sisteminden uzaklaşmayı sağlamış, aynı zamanda tarımsal üretimde verimliliği artırarak ulusal ekonomiye önemli katkılar sunmuştur.
Soru 18
Türkiye İş Bankası, 1924 yılında kurulmuş olup, Atatürk döneminde 'milli bankacılık' anlayışının en önemli temsilcilerinden biri haline gelmiştir. Bu bankanın kuruluş felsefesi ve faaliyetleri, genç Cumhuriyet'in 'ekonomik bağımsızlık' ve 'ulusal sermaye birikimi' hedefleriyle doğrudan ilişkilidir. İş Bankası'nın bu hedefler doğrultusunda üstlendiği 'misyonu' en iyi açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
A
Küçük çiftçilere ve esnafa mikro kredi imkanları sunarak kırsal kalkınmaya odaklanması.
B
Kamu iktisadi teşekküllerinin kuruluş sermayelerini karşılayarak devletçilik politikasının finansal omurgasını oluşturması.
C
Yabancı bankaların ülkedeki hegemonyasını kırarak, tamamen devlet kontrolünde bir finansal sistem oluşturması.
D
Özel sermayeyi harekete geçirerek, devlete ait olmayan sanayi ve ticaret girişimlerine finansal destek sağlaması ve öncülük etmesi.
E
Devlet adına dış borçlanma süreçlerini yöneterek uluslararası finans piyasalarında aktif rol oynaması.
Soru 19
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'nin dış ticareti, özellikle 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın etkisiyle ciddi daralmalar yaşamıştır. Bu koşullar altında, devletin dış ticaret politikası, 'döviz rezervlerinin korunması' ve 'ulusal sanayinin desteklenmesi' gibi hedeflere odaklanmıştır. Bu dönemdeki 'dış ticaret stratejisinin' en ayırt edici özelliği ve bunun 'makroekonomik sonuçları' hangi seçenekte doğru analiz edilmiştir?
A
Tarım ürünleri ihracatına ağırlık verilerek dış pazar payı artırılmış, ancak bu durum iç piyasada ürün kıtlığına yol açmıştır.
B
Yabancı sermayeyi ülkeye çekmek amacıyla ithalat tarifeleri düşürülmüş, bu da ulusal sanayinin rekabet gücünü artırmıştır.
C
Devletin dış ticaret tekelleri kurmasıyla ithalat ve ihracat sıkı kontrol altına alınmış, bu da döviz çıkışını sınırlandırmıştır.
D
Serbest ticaret anlaşmaları imzalayarak uluslararası ticarete entegrasyon hedeflenmiş, bu da ekonomide liberalleşmeyi hızlandırmıştır.
E
İthalatı tamamen yasaklayarak dış ticaret fazlası yaratılmış, bu durum döviz rezervlerini artırmıştır.
Soru 20
Cumhuriyet'in ilk on yılında sanayileşme hedefiyle çıkarılan 1927 Teşvik-i Sanayi Kanunu, özel sektörü canlandırmayı ve yerli sermayeyi üretime yönlendirmeyi amaçlamıştır. Ancak bu yasanın beklenen düzeyde başarıya ulaşamaması, daha sonraki yıllarda devletçilik ilkesine geçişin önemli bir gerekçesi olmuştur. Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun, dönemin ekonomik ve toplumsal yapısı göz önüne alındığında, öngörülen başarıya ulaşamamasının altında yatan 'kompleks problem' aşağıdakilerden hangisidir?
A
Devletin sanayi yatırımlarına doğrudan müdahale etme eğiliminin özel girişimcilerin cesaretini kırması.
B
Tarım sektöründen sanayiye yeterli miktarda işgücü transferinin sağlanamaması ve kırsal kesimin dönüşümündeki direnç.
C
1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın ülkenin sanayileşme potansiyelini tamamen ortadan kaldırması ve piyasaları daraltması.
D
Gerekli altyapı, yetişmiş işgücü ve nitelikli sermaye birikiminin yetersizliği ile dış pazarlara erişimde yaşanan güçlükler.
E
Yabancı sermayenin ülke ekonomisine girişinin engellenmesi ve bu durumun dış finansman kaynaklarını kısıtlaması.
Soru 21
Atatürk dönemi ekonomi politikalarının simge kurumlarından Sümerbank ve Etibank, 'devletçilik' ilkesi çerçevesinde kurulmuşlardır. Bu bankaların kuruluş amaçları, klasik bankacılık anlayışının ötesinde, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal kalkınma stratejileriyle doğrudan ilişkilidir. Sümerbank ve Etibank'ın, dönemin ekonomik koşullarında üstlendiği temel 'misyon' ve 'fonksiyon' açısından en ayırt edici özellik nedir?
A
Sümerbank'ın tarım sektörünü finanse etmesi, Etibank'ın ise demiryolu inşaatlarına kredi sağlaması.
B
Mevcut özel bankaların yetersiz kaldığı alanlarda, küçük ve orta ölçekli işletmelere mikro kredi sağlayarak yerel ekonomiyi canlandırmaları.
C
Sümerbank'ın tekstil ve diğer sanayi kollarında bizzat üretim tesisleri kurması, Etibank'ın ise madencilik ve enerji sektöründe işletmecilik yapması.
D
Yabancı sermayeyi ülkeye çekmek amacıyla uluslararası finans kuruluşlarıyla iş birliği yapmaları ve proje geliştirmeleri.
E
Her iki bankanın da doğrudan ticari krediler vererek özel sektörün rekabet gücünü artırmayı hedeflemesi.
Soru 22
Atatürk döneminde uygulanan 'devletçilik' ilkesi, geleneksel kapitalist ve sosyalist modellerden farklı bir 'üçüncü yol' olarak tanımlanabilir. Bu iktisadi modelin, Türkiye'nin kendine özgü sosyo-ekonomik koşulları ve ulusal kalkınma hedefleri çerçevesinde benimsenmesinin en temel nedeni nedir?
A
Toplumsal eşitliği ve gelir dağılımında adaleti sağlama yönünde sosyalist ideolojinin benimsediği ilkelere yakın durma.
B
Tüm iktisadi faaliyetlerin merkezi planlama ile denetlenerek ulusal kaynakların en verimli şekilde kullanılması hedefine ulaşma.
C
Kapitalist ülkelerin sömürgeci politikalarından kaçınma ve dışa bağımlılığı mutlak surette ortadan kaldırma arzusu.
D
Serbest piyasa ekonomisinin krizlere karşı savunmasızlığını 1929 Buhranı ile tecrübe etmiş olmanın getirdiği pragmatik bir yaklaşım.
E
Büyük sermaye birikimine sahip bir özel sektörün bulunmaması ve ülkenin hızla sanayileşme ihtiyacı karşısında devletin öncü rol üstlenmesi zorunluluğu.
Soru 23
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ekonomisi tarım ağırlıklı bir yapıya sahipti. 1930'lu yıllara gelindiğinde, tarımsal üretimi artırmak ve çiftçiyi desteklemek amacıyla çeşitli uygulamalar hayata geçirilmiştir. Bu bağlamda, tarım kredi kooperatiflerinin kurulması ve Ziraat Bankası aracılığıyla çiftçilere uygun koşullarda kredi sağlanması gibi adımlar atılmıştır. Bu politikaların 'kırsal kalkınma' ve 'modernizasyon' hedefleri açısından en temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
A
Kırsal nüfusun kentlere göçünü hızlandırarak sanayileşme için işgücü sağlamak.
B
Tarımsal üretimin ticarileşmesini engelleyerek çiftçinin geleneksel üretim yöntemlerini sürdürmesini sağlamak.
C
Tarımsal ürünlerin fiyatlarını devlet eliyle belirleyerek çiftçinin gelirini garantilemek ve enflasyonu kontrol altında tutmak.
D
Büyük toprak sahiplerinin tekelini kırarak topraksız köylülerin toprak sahibi olmasını sağlamak.
E
Çiftçinin finansman sorununu çözerek, üretim araçlarını yenilemesine ve daha verimli tarım yapmasına olanak tanımak.
Soru 24
Atatürk dönemi ekonomi politikalarının genel felsefesi, 'milli ekonomi' anlayışı üzerine kurulmuştur. Bu anlayış, sadece yerli üretimi ve tüketimi desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda ulusal kaynakların etkin kullanımını ve ekonomik bağımsızlığı da hedeflemiştir. Milli ekonomi anlayışının, dönemin 'ulus-devlet inşa süreci' ve 'kalkınmacılık' ideolojisi bağlamında en kapsamlı 'entegre işlevi' aşağıdakilerden hangisidir?
A
Siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla tamamlanmasını sağlamak, ülkenin kaynaklarını yabancı kontrolünden kurtarıp ulusal refaha dönüştürmek.
B
Toplumsal sınıflar arasındaki ekonomik eşitsizlikleri asgari düzeye indirerek sosyal adaleti tesis etmek.
C
Dış pazarlara açılmayı ve uluslararası ticareti artırarak küresel ekonomiyle entegre olmayı önceliklendirmek.
D
Tarım ve sanayi sektörleri arasında eşit gelişimi hedefleyerek dengeli bir kalkınma modeli oluşturmak.
E
Kapitalist ve sosyalist sistemler arasında dengeleyici bir rol oynayarak ideolojik kutuplaşmadan uzak durmak.
Soru 25
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında ulusal ekonominin temellerini atmak ve ekonomik bağımsızlığı perçinlemek amacıyla İzmir İktisat Kongresi (1923) toplanmıştır. Bu kongrede alınan kararlar, Misak-ı İktisadi olarak ilan edilmiştir. Misak-ı İktisadi'nin, dönemin koşulları ve genç Cumhuriyet'in hedefleri bağlamında 'tam bağımsızlık' ilkesiyle en güçlü bağlantısı aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?
A
Özel girişimciliğin serbest piyasa koşullarında tam rekabetçi bir ortamda gelişmesinin sağlanması.
B
Yabancı sermayenin kontrol altında tutularak milli kaynakların etkin kullanımının teşvik edilmesi.
C
Tarımda modernleşmeyi hızlandıracak makineleşme politikalarının önceliklendirilmesi.
D
Yerli üretimin desteklenmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması için gümrük tarifelerinin yükseltilmesi.
E
Sanayileşme sürecinde devletin öncü ve düzenleyici rolünün belirlenmesi.
Soru 26
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında uygulanan dış ticaret politikaları, özellikle 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın etkisiyle daha korumacı bir yapıya bürünmüştür. Bu dönemdeki 'dış ticaret dengesi' ve 'ulusal ekonominin korunması' stratejileri, küresel konjonktür ve iç dinamikler göz önüne alındığında, ne tür bir 'karmaşık denge' arayışını temsil etmektedir?
A
Uluslararası ticari anlaşmalara mesafeli durarak, sadece komşu ülkelerle sınırlı ticari ilişkiler kurma.
B
Dış pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla tarım ürünlerine yoğun devlet sübvansiyonları uygulama.
C
Dış borçlanmayı minimumda tutarak dış ticareti tamamen iç piyasaya yönlendirme.
D
Yerli üretimi korumak için gümrük vergilerini yükseltirken, gerekli hammaddelerin ithalatını kolaylaştırma.
E
İhracatı artırırken ithalatı tamamen engellemeyi hedefleyerek dış ticaret fazlası yaratma.
26
soru