Yeni Nesil Sorularla Ücretsiz Online Test Çöz!

Canlılarda Uyaran ve Tepki - Test 9

Soru
16
Süre
30 dk
Sınıf
11. Sınıf
Soru 1

İnsanda eline iğne batan bir kişinin, acıyı hissetmeden önce elini hızla çekmesi olayında görev yapan refleks yayı incelendiğinde; duyusal nöronun getirdiği impulsun omurilikteki ara nörondan geçerek motor nörona aktarıldığı ve efektör organ olan kasların kasılmasını sağladığı görülür. Bu süreçte refleks merkezine gelen impulsun beyne iletilmesinden önce tepkinin oluşturulması, hayatta kalma şansını artıran hızlı bir korunma mekanizmasıdır.

Refleks olayının gerçekleşme süreci ve işleyiş mekanizması dikkate alındığında, bu süreçle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Duyusal nöronlar çevreden aldıkları uyarıları impulsa dönüştürerek omuriliğin arka kökünden merkezi sinir sistemine iletir.
B
Omurilikteki ara nöronlar zarar görmüş bir bireyde, duyu organından gelen uyarılar beyne ulaşamayacağı için refleks yayının tamamı çalışmaya devam eder ve istemli hareketler aksamaz.
C
Refleks olayları sırasında omuriliğe gelen impuls henüz beyin tarafından değerlendirilmeden tepki oluşturulduğu için bilinçli kontrol sonradan gerçekleşir.
D
Omurilikteki boz maddede bulunan ara nöronlar, duyusal nöron ile motor nöron arasında bağlantı kurarak refleks yanıtını oluşturur.
E
Refleks yayında yer alan motor nöronların aksonları omuriliğin ön kökünden çıkarak impulsları kas veya bez gibi efektör organlara taşır.
Soru 2

İnsan vücudunda duyu organlarında görev yapan reseptörler; uyarının alındığı kaynağa (çevresel veya içsel) ve uyaranın türüne (ışık, kimyasal, mekanik, sıcaklık) göre çeşitli gruplara ayrılır. Örneğin burun ve dilde kimyasal maddeleri algılayan özelleşmiş reseptörler bulunurken, deride dokunma, basınç ve ağrıyı algılayan mekanik veya serbest sinir uçları yer alır.

Duyu reseptörleri ve duyu organları arasındaki yapısal ve işlevsel ilişkiler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi duyu reseptörlerinin özellikleri ve bulundukları organlar yönünden yanlış bir sınıflandırmadır?

A
Kulaktaki korti organında bulunan tüylü duyu hücreleri (mekanoreseptörler), ses dalgalarının oluşturduğu sıvı hareketleriyle bükülerek uyarılır.
B
Deri tabakasında yer alan mekanoreseptörler yalnızca dış ortamdan gelen basınç ve dokunma uyarılarını alır; iç organlardaki gerilmeleri algılayamaz.
C
Gözde bulunan fotoreseptörler, elektromanyetik tayftaki ışık dalgalarını algılayarak görme duyusunun oluşumunda ilk uyarımı başlatır.
D
Dilde tat tomurcuklarında yer alan kemoreseptörler, tükürükte çözünen maddelerin kimyasal bileşimini algılayarak merkezi sinir sistemine iletir.
E
Burun boşluğundaki sarı bölgede bulunan kemoreseptörler, mukus içinde çözünen uçucu kimyasal maddelerle uyarılır.
Soru 3

Bitkilerde çevresel faktörlerin etkisiyle gerçekleşen hareket mekanizmaları incelendiğinde; bazı hareketlerin uyaranın yönüne bağlı olarak (tropizma), bazı hareketlerin ise uyaranın yönüne bağlı olmaksızın turgor basıncındaki değişimlerle (nasti) gerçekleştiği görülmektedir. Bir öğrenci bitkilerdeki bu hareket çeşitlerini sınıflandırırken şu gözlem notlarını almıştır: I. Akşam sefası bitkisinin çiçeklerinin ışık şiddetine bağlı olarak belirli saatlerde açılıp kapanması, II. Fasulye bitkisinin sarılıcı gövdesinin bir desteğe temas ederek o yöne doğru kıvrılması, III. Küstüm otu (Mimosa pudica) yaprakçıklarına dokunulduğunda yaprakların hızla aşağı doğru katlanması, IV. Kök uçlarının yer çekimi etkisiyle toprak derinliklerine doğru büyüme göstermesi.

Bu gözlem notlarından hangileri uyaranın yönüne bağlı olmayan (nasti) hareket mekanizmalarına örnek olarak gösterilebilir?

A
I ve III
B
Yalnız I
C
II, III ve IV
D
II ve IV
E
I, II ve III
Soru 4

İnsanda istemli hareketlerin gerçekleştirilmesinde iskelet kasları kemiklere tendonlarla bağlanırken, eklemler hareketin yönünü ve eksenini belirler. Kolun bükülmesi (fleksiyon) sırasında biceps kası kasılırken triceps kası gevşer, kolun açılması (ekstansiyon) sırasında ise tam tersi bir eş güdüm mekanizması çalışır.

Harekete dayalı tepkinin oluşmasında iskelet, kas ve eklemlerin eş güdümlü çalışmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi eleştirel bir yaklaşımla söylenebilir?

A
Eklemlerin yapısında bulunan kıkırdak doku kemiklerin sürtünmesini tamamen engelleyerek kasların oksijen gereksinimini sıfıra indirir.
B
Kasların kemiklere uyguladığı itme kuvveti, eklem eksenlerinin birden fazla düzlemde bağımsız olarak dönmesini sağlar.
C
Antagonist kas çiftlerinin her ikisi de aynı anda maksimum düzeyde kasıldığında hareketin hızı ve mekanik verimliliği maksimum seviyeye ulaşır.
D
Kemikler hareket esnasında doğrudan kimyasal enerji üreterek kaslara aktardığı için kasların çalışma hızı eklem yapısından tamamen bağımsızdır.
E
İskelet kaslarının yalnız çekme kuvveti uygulayabilmesi, eklemlerdeki hareketin sürekliliğini ve yön değişimini zıt çalışan antagonist kasların dengeli kasılıp gevşemesine bağımlı kılar.
Soru 5

İnsan vücudunda patojenlere karşı geliştirilen bağışıklık mekanizmaları savunma hatları şeklinde organize olmuştur. Bu bağışıklık çeşitlerinden biri, bireyin doğuştan sahip olduğu ve patojen özgüllüğü olmaksızın hızlı yanıt veren mekanizmalarken; diğeri yaşam süresince karşılaşılan antijenlere karşı özgül olarak gelişen ve aktif ile pasif olmak üzere kendi içinde alt gruplara ayrılan kazanıma dayalı bağışıklıktır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bağışıklık çeşitlerinin ve bu sistemin yapısal unsurlarının doğru sınıflandırılmasını örneklendirir?

A
Hastalığı geçiren bir bireyin kan serumundan elde edilen antikorların başka bir hastaya verilmesi, kazanılmış pasif bağışıklık olarak sınıflandırılır.
B
Mide öz suyundaki hidroklorik asit ve fagositik akyuvarlar, kazanılmış özgül bağışıklığın hücresel yanıt elemanlarıdır.
C
Derinin keratinleşmiş üst tabakası ve mukus salgısı, kazanılmış aktif bağışıklığın ilk savunma hattını oluşturur.
D
Zayıflatılmış mikroorganizma içeren aşıların uygulanması, bireyin pasif bağışıklık kazanmasını ve hızlıca hazır antikor edinmesini sağlar.
E
Anne sütündeki hazır antikorların bebek tarafından alınması, bireyin kendi lenfositleri tarafından üretildiği için aktif bağışıklığa girer.
Soru 6

İnsanda doğuştan gelen bağışıklık patojenlere karşı özgül olmayan hızlı bir ilk savunma hattı oluştururken, kazanılmış bağışıklık belirli antijenlere karşı özgül yanıt üretir. Kazanılmış bağışıklık ise antikorların birey tarafından doğrudan üretilmesi ya da hazır olarak dışarıdan alınması durumuna göre aktif ve pasif bağışıklık olarak sınıflandırılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bireyde kazanılmış bağışıklığın aktif bağışıklık sınıfına girmesini sağlayan bir durumdur?

A
Zayıflatılmış veya etkisizleştirilmiş mikroorganizma içeren aşıların bireye uygulanması
B
Hastalığı geçiren bir bireyin kanından elde edilen immünoglobulinlerin başka bir hastaya verilmesi
C
Tetanoz toksinine karşı üretilmiş hazır antikor içeren serumun bireye enjekte edilmesi
D
Bebeklik döneminde anne sütüyle geçen antikorların bağışıklık sağlaması
E
Plasenta aracılığıyla anne kanındaki hazır antikorların fetüse geçmesi
Soru 7

İnsanda patojen etkenlere karşı geliştirilen bağışıklık mekanizmaları; vücudun doğuştan sahip olduğu doğal bağışıklık ve yaşam süresince kazanılan özgül bağışıklık olarak incelenir. Kazanılmış bağışıklık ise antikorların bireyin kendi bağışıklık sistemi tarafından antijenle karşılaştıktan sonra üretilmesi veya hazır olarak dışarıdan verilmesi durumuna göre aktif ve pasif bağışıklık şeklinde alt sınıflara ayrılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bireyde kazanılmış bağışıklığın pasif bağışıklık sınıfına girmesini sağlayan bir süreçtir?

A
Hastalığı hafif atlatan bir kişinin kan serumundan elde edilen hazır antikorların başka bir hastaya verilmesi
B
Etken mikroorganizmanın vücuda girmesiyle birlikte plazma hücrelerinin aktif olarak antikor sentezlemesi
C
Bireyin geçirdiği enfeksiyon sonrasında lenfositlerinde antijene özgü bağışıklık hafızasının kalması
D
Zayıflatılmış mikroorganizma içeren aşıların bireye uygulanması sonucunda bellek hücrelerinin oluşması
E
Vücuda giren toksine karşı bağışıklık sisteminin uyarılmasıyla lenfositlerin çoğalarak antikor üretmesi
Soru 8

İnsan vücudunda duyu organlarında görev yapan reseptörler; uyarının alındığı kaynağa ve uyaranın türüne göre fotoreseptör, kemoreseptör, mekanoreseptör ve termoreseptör gibi farklı gruplara ayrılarak ilgili duyu organlarında yer alır. Bu reseptörler aldıkları uyartıları impulsa dönüştürerek merkezi sinir sistemine iletir.

Buna göre, duyu reseptörleri ve bulundukları duyu organları ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

A
Kulaktaki salyangoz kanalında bulunan mekanoreseptörler, tat tomurcuklarındaki kimyasal maddelerin uyarılmasını sağlar.
B
Deride yer alan termoreseptörler, yalnızca dış ortamdaki ışık şiddeti değişimlerini algılayarak beyne iletir.
C
Dilde tat tomurcuklarında yer alan termoreseptörler, besinlerin sıcaklık derecesine bağlı olarak mekanik sinyaller üretir.
D
Göz retinasında bulunan fotoreseptörler, ses dalgalarının oluşturduğu basınç değişimlerini elektriksel impuls haline getirir.
E
Burun boşluğunun üst kısmındaki sarı bölgede bulunan kemoreseptörler, mukus içinde çözünen uçucu maddeleri algılar.
Soru 9

İnsanda merkezi sinir sistemini oluşturan omurilik, çevreden gelen uyarıları beyne ileten ve beyinden gelen motor emirleri efektör organlara ulaştıran bir iletim merkezi olmasının yanı sıra refleks yaylarının yönetim merkezidir. Omuriliğin enine kesitinde dış kısımda ak madde, iç kısımda ise kelebek kanadına benzer boz madde bulunur.

Omuriliğin enine kesitindeki yapısal bağlantılar ve iletim yolları dikkate alındığında, impulsların omurilikteki izlediği yol ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Omurilikte yer alan boz maddedeki ara nöronlar, duyusal uyarıları değerlendirerek motor nöronlara uygun yanıtı iletir.
B
Duyu kökenli gangliyonlar omuriliğin arka kökü üzerinde bulunur ve duyusal nöronların hücre gövdelerini içerir.
C
Omuriliğin ak maddesini oluşturan miyelinli sinir lifleri, çapraz yaparak impulsların vücudun aynı tarafındaki organlara iletilmesini sağlar.
D
Motor nöronların gövdeleri omuriliğin boz maddesinde yer alırken, aksonları ön kökten (ventral kök) ayrılarak çevresel sinirlere katılır.
E
Duyusal nöronların aksonları omuriliğin arka kökünden (dorsal kök) içeri girerek impulsları boz maddedeki ara nöronlara aktarır.
Soru 10

Hayvanlar alemi incelendiğinde, farklı canlı gruplarının çevresel uyaranlara karşı geliştirdiği sinir sistemi organizasyonlarının oldukça çeşitlilik gösterdiği görülmektedir. Örneğin hidra gibi sölenterlerde diffüz (ağsı) sinir sistemi bulunurken; planaryada merdiven tipi sinir sistemi ve beyin lobları, halkalı solucan ve eklembacaklılarda ise karın sinir kordonu ile ganglionlar yer alır. Omurgasılarda ise merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşup sırt bölgesinde yer alır.

Hayvanlardaki sinir sistemi evrimi ve farklılıkları dikkate alındığında, bu durum ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi analojik bir akıl yürütmeyle söylenemez?

A
Hidradaki diffüz sinir sisteminin taşıdığı impulslar omurgasılardaki merkezi sinir sistemine göre çok daha hızlı ve özelleşmiş yanıtlar üretir.
B
Eklembacaklılardaki karın sinir kordonu ve ganglionlar, elektrik sinyallerini organize eden bir ana bilgisayar ağı gibi işlev görür.
C
Planaryadaki merdiven tipi sinir sistemi, vücudun ön bölgesinde başkalaşarak uyartıları daha hızlı işleyen ilkel bir beyin merkezi oluşturur.
D
Hidradaki ağsı sinir sistemi, uyartıların belirli bir merkezde toplanmadan her yöne iletilmesini sağlayan basit bir iletişim ağına benzer.
E
Omurgasılardaki sırt konumlu merkezi sinir sistemi, tüm vücuttan gelen bilgileri tek bir merkezde toplayıp yöneten merkezi bir komuta merkezine benzer.
Soru 11

Bir bitkinin yönelme hareketlerini gözlemlemek ve ışık ile yer çekimi gibi çevresel faktörlerin bitki gelişimine etkisini analiz etmek amacıyla bir biyoloji laboratuvarında şu deney tasarlanmıştır: Özdeş çimlenmiş fasulye tohumları ekilmiş dört özdeş saksı bitkisi, karanlık bir odada sabit tutulan tek yönlü ışık kaynağı ve klinostat (döner tabla) cihazları kullanılarak farklı koşullara tabi tutulmuştur. Birinci saksı sabit dururken yalnız tek taraflı ışık alan bir kutuya konulmuş, ikinci saksı hem tek taraflı ışık alacak şekilde sabit yerleştirilmiş hem de yatay konumda yatırılmış, üçüncü saksı ışık almayan karanlık ortamda klinostat üzerinde sürekli döndürülmüş, dördüncü saksı ise tamamen karanlıkta sabit bir şekilde yatay olarak bekletilmiştir.

Bu deney tasarımından elde edilen veriler analiz edildiğinde, yönelme hareketlerinin fizyolojik temellerini açıklamak için aşağıdaki gözlemlerden hangisinin elde edilmesi beklenmez?

A
İkinci saksıdaki bitkinin gövdesinin ışığa yönelirken köklerinin yer çekimi doğrultusunda aşağı kıvrılması, fototropizmin gravitropizmden baskın bir yönelme tepkisi olduğunu gösterir.
B
Üçüncü saksıdaki klinostat üzerinde sürekli döndürülen bitkinin ışığı her yönden eşit oranda alıyormuş gibi algılayarak düptendik (doğrusal) büyümesine devam etmesi, tek taraflı uyaran asimetrisinin ortadan kalktığını doğrular.
C
Birinci saksıdaki bitkinin gövde ucunun ışık kaynağına doğru yönelmesi, auxin hormonunun ışık almayan tarafta daha fazla birikerek hücre uzamasını asimetrik tetiklediğini kanıtlar.
D
Dördüncü saksıdaki bitkinin köklerinin yer çekimi etkisiyle aşağı, gövdesinin ise yer çekimine zıt yönde yukarı doğru büyüme göstermesi, gravitropizmde kök ve gövdenin auxine karşı zıt büyüme tepkisi verdiğini kanıtlar.
E
Dördüncü saksıdaki bitkinin karanlıkta ve yatay konumda kalmasına rağmen gövdesinin hiçbir bükülme göstermeden yatay olarak büyümesini sürdürmesi, gravitropizm uyaranının yer çekimi olduğunu geçersiz kılar.
Soru 12

İnsanda iskelet, kas ve eklemlerin birlikte çalışmasıyla gerçekleşen hareket sisteminde; kemikler kaldıraç kolları oluştururken eklemler hareket ekseni sağlar, iskelet kasları ise kasılıp gevşeyerek bu kemiklere mekanik kuvvet uygular. Bu sistemin işleyişi incelendiğinde bazı kritik biyomekanik ve fizyolojik çıkarımlar yapılabilir.

Buna göre, iskelet, kas ve eklemlerin eş güdümlü çalışmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi eleştirel bir bakış açısıyla söylenebilir?

A
Kasların kemiklere yalnız itme kuvveti uygulayabilmesi, eklem bağlantılarının tek bir düzlemde sınırlı kalmasına neden olur.
B
Eklemler kemiklerin birbirine sürtünmesini tamamen engelleyerek kasların oksijen tüketimini sıfıra indirir.
C
Bir eklem çevresindeki zıt çalışan (antagonist) kasların aynı anda maksimum düzeyde kasılması, hareketin hızını ve verimliliğini artırır.
D
Kemikler hareket sırasında doğrudan enerji üretip kaslara aktardığı için kasların kasılma hızı eklem yapısından bağımsızdır.
E
İskelet kaslarının kemiklere ancak çekme kuvveti uygulayabilmesi nedeniyle, eklemlerdeki hareketin sürekliliği ve yön değişimi zıt çalışan kas çiftlerinin dengeli çalışmasına bağlıdır.
Soru 13

Canlıların çevresel uyaranlara karşı gösterdiği tepki mekanizmaları incelendiğinde, farklı organizasyon düzeylerindeki canlıların hayatta kalma ve uyum sağlama amacıyla benzer ya da farklı stratejiler geliştirdiği görülmektedir. Örneğin, bir amip (tek hücreli ökaryot) zararlı kimyasal uyarıcılardan kaçınmak için negatif kemotaksi göstererek yer değiştirirken; çok hücreli bir bitki olan küstüm otu (Mimosa pudica) dokunma uyarısına karşı yaprakçıklarını hızla kapatarak turgor basıncı değişimiyle mekanik bir tepki oluşturur. Omurgasız bir hayvan olan planarya ise ışık ve kimyasal uyaranları algılayan özelleşmiş göz lekelerine ve basit sinir ağına sahip olduğu için yönelim (taksis) tepkileri sergiler.

Farklı canlı gruplarında gözlenen bu uyaran ve tepki ilişkileri dikkate alındığında, canlıların tepki mekanizmalarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi tümevarımsal bir genelleme olarak çıkarılamaz?

A
Gelişmiş sinir sistemine sahip olmayan omurgasız canlılar, çevresel uyaranlara karşı hiçbir mekanik ya da kimyasal tepki üretemez.
B
Farklı organizasyon düzeyindeki canlıların tamamı, türlerinin devamlılığını ve çevresel uyumunu sağlamak için uyaranlara karşı işlevsel tepkiler oluşturur.
C
Bitkilerde uyaranlara karşı verilen tepkiler sinir dokusu olmaksızın turgor basıncı veya büyüme hormonlarının etkisiyle gerçekleştirilir.
D
Tek hücreli canlılar sinir sistemi içermese de hücresel düzeyde kimyasal veya fiziksel uyaranlara karşı yönelme ya da uzaklaşma tepkileri verebilir.
E
Hayvanlar grubunda yer alan canlılar, özelleşmiş reseptörler ve sinir yapıları sayesinde uyaranlara karşı daha bütünsel ve yönlendirilmiş hareketler sergileyebilir.
Soru 14

İnsanın merkezi ve çevresel sinir sistemi; beyin, omurilik, omurilik soğanı, çevresel sinirler ve bunları oluşturan nöron ağları ile oldukça karmaşık bir yapı sergiler. Bu sistemin işleyişi sırasında omurilik, refleks merkezi olmasının yanı sıra çevreden gelen uyarıları beyne ileten ve beyinden gelen motor emirleri çevredeki hedef organlara ulaştıran bir iletim köprüsü görevi de üstlenir.

İnsanda sinir sisteminin yapısı ve kısımları dikkate alındığında, omuriliğin enine kesiti ve yapısal bağlantılarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Omuriliğin iç kısmında boz madde, dış kısmında ise ak madde yer alır; bu yerleşim beyin yarı kürelerinin iç-dış yapısıyla zıtlık gösterir.
B
Duyusal nöronlar omuriliğe arka kökten (dorsal kök) giriş yapar ve buradaki duyu kökenli gangliyonlarda gövdeleri bulunur.
C
Omuriliğin ak maddesini oluşturan miyelinli sinir lifleri, vücudun alt ve üst kısımları ile beyin arasındaki impuls iletimini sağlar.
D
Omurilikten çıkan motor nöronların aksonları ön kökten (ventral kök) ayrılarak çevredeki efektör organlara doğru ilerler.
E
Omuriliğin enine kesitindeki boz maddenin kelebek kanadına benzer yapısının ön kısımları yalnızca duyusal uyarıların ilk işlendiği merkezdir.
Soru 15

Bitkilerde gözlenen bazı hareket olayları şunlardır:

  1. Fasulye filizinin çubuk etrafına sarılarak tırmanması (Haptotropizma)
  2. Böcekçil bitkinin yapraklarına konan sineğin temasıyla yapraklarını kapatması (Tigmonasti)
  3. Fasulye köklerinin toprak içerisindeki nemli bölgelere doğru büyümesi (Hidrotropizma)
  4. Akşam sefası çiçeklerinin akşamları ışık şiddetinin azalmasıyla taç yapraklarını kapatması (Fotonasti)

Bu hareket mekanizmaları uyaranın yönüne bağlı olanlar (tropizma) ve uyaranın yönüne bağlı olmayanlar (nasti) şeklinde gruplandırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğru olur?

A
Tropizma: II ve IV / Nasti: I ve III
B
Tropizma: I ve II / Nasti: III ve IV
C
Tropizma: III ve IV / Nasti: I ve II
D
Tropizma: II ve III / Nasti: I ve IV
E
Tropizma: I ve III / Nasti: II ve IV
Soru 16

Canlılar aleminde gözlenen tepki mekanizmaları incelendiğinde; tek hücreli bir öglena ışığa doğru kamçısıyla hareket ederken, bir bitki kökünün yer çekimi doğrultusunda toprağın derinine yönelmesi, tatlı su süngerinin ise su akıntısına ve mekanik dokunmalara karşı osmoregülasyon ve kontraktil vakuol hareketleriyle iç dengesini korumaya çalışması dikkat çekmektedir.

Farklı organizasyon düzeyindeki bu canlıların uyaranlara karşı gösterdiği tepki süreçleri dikkate alındığında, tümevarımsal bir yaklaşımla aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A
Farklı organizasyon basamaklarındaki canlıların ortak amacı, değişen çevresel koşullarda iç dengelerini (homeostazi) korumak ve hayatta kalmaktır.
B
Tek hücreli organizmalar aktif yer değiştirme veya organel hareketleriyle zararlı uyartılardan uzaklaşma ya da yararlı olana yaklaşma eğilimi gösterebilir.
C
Hücre veya doku düzeyinde sinir sistemi olmasa dahi canlılar çevresel uyaranlara karşı yönelme veya durum değiştirme tepkileri verebilir.
D
Gelişmiş organ sistemlerine sahip olmayan canlılar, uyaranlara karşı hiçbir mekanik veya fizyolojik yanıt üretemez.
E
Çok hücreli bitkiler ve bazı omurgasız canlılar, çevresel faktörlerin yönüne bağlı büyüme veya turgor değişimleriyle tepki mekanizmaları oluşturur.
16
soru